Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13665 E. 2010/14628 K. 24.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13665
KARAR NO : 2010/14628
KARAR TARİHİ : 24.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar, 3445 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarındaki “…. oğlu, Şıh …” ve “Şaban kızı, …” biçimindeki kayıtların, “…. oğlu,….” ile “Şaban kızı, … yyyy” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacılar, murislerine ait taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydıyla uyumlu hale getirilmesini istemişlerdir. Tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkin davada, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Eldeki davada, mülkiyet aktarımına neden olmamak için, dava konusu 3445 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı ve tüm dayanakları ile tescile esas hüküm getirtilmelidir. Getirtilen bu kayıtlar, ismi düzeltilmesi istenen “….oğlu, ….” ile “…. kızı, … ….” nüfus kayıtları ile bağlantı oluşturacak biçimde, gerektiğinde kök kayıtları ile birlikte incelenmelidir. Ayrıca, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt malikleri ile aynı ismi taşıyan başka kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak araştırma ve inceleme sonucu, tapu ile nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.