YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13718
KARAR NO : 2010/4556
KARAR TARİHİ : 07.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … komisyoncusu aracılığı ile … Bankası konutlarından daire satın almak üzere anlaştıklarını ve 11.03.2008 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli sözleşmesinin imzalandığını, daireyi satın almaya karar vermesine rağmen davalının daire sahibi ile görüştürmediğini, satış sözleşmesi yapmasında başarısız olduğunu, 18.03.2008 tarihinde dava dışı İmaj … aracılığı ile yine … Bankası konutlarından 36 nolu daireyi tapuda satın aldığını, davalı komisyoncunun boş olarak imzaladığı sözleşmeyi satın aldığı daireye uygun şekilde doldurarak komisyon ücreti alacağını ileri sürerek aleyhine icra takibi başlattığını, başlatılan bu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, davacı aleyhine başlattığı icra takibinde döviz alacağına aylık %8,5 en yüksek mevduat faizi talebinde bulunmuş ise de, alacağın yabancı para üzerinden tahsili talebinde bulunduğuna göre, mahkemece 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin
2009/13718-2010/4556
Kanun’un 4/A maddesi hükmü uyarınca, Devlet Bankalarının döviz cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı tespit olunarak, hükmedilen yabancı para alacağına bu oranda temerrüt faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davalının, temyiz itirazlarının incelenmesinde, dava, menfi tespit davasıdır. Davacının talebi üzerine mahkemece 30.5.2008 tarihinde icradaki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş; karar infaz edilmiştir. İİK. 72 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı ile alacağına geç kavuşan davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının kötüniyeti ispatlanamadığından bahisle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle. davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına, (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 7.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.