Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13419 E. 2010/14538 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13419
KARAR NO : 2010/14538
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.03.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleşen 2002/137 Esas sayılı dosyada tescil, birleşen 2002/77 Esas sayılı dosyada müdahalenin men’i istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, 2002/137 Esas sayılı dosyada yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 15.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı, 2002/77 Esas sayılı dosyanın davacıları tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı …, noterde usulüne uygun düzenlenen 24.12.1968 ve 02.03.1970 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile dava konusu edilen 174 parselde muris …..’den intikal eden payları murisin mirasçıları …., …, … …. ve ….’den satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Birleşen 2002/137 Esas sayılı dava dosyasında; davacı …, 174 parselin muris … adına kayıtlı iken, parselin belli bir kısmını …’nin mirasçılarından 1969 yılında adi yazılı senetle satın aldığını belirterek kullandığı alanın ifrazıyla adına tescilini istemiştir.
Birleşen 2002/77 Esas sayılı dava dosyasında ise; davacılar … …. ile … oğlu … …., davalılar … ve …’ın malik olmadıkları halde 174 parseli ekip biçtiklerini söyleyerek davalıların vaki elatmalarının önlenmesini istemişlerdir.
Mahkemece, 12.04.2005 günlü kararda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen 2002/137 Esas sayılı davanın reddine, birleştirilen 2002/77 Esas
sayılı men’i müdahale davasının davalı … yönünden reddine, davalı … bakımından ise kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz üzerine, Dairemizin 25.10.2005 gün ve 2005/5275 Esas, 2005/9547 Karar sayılı kararıyla, asıl dava ile birleştirilen 2002/137 Esas sayılı davanın davacısı, birleştirilen 2002/77 Esas sayılı davanın ise davalılarından olan …’ın tüm temyiz itirazları reddedilmiştir.
Davalılar … …., … …. ve ….. oğlu ……..’nin diğer temyiz itirazları da reddedilmiş, ancak mahkemece verilen hükmün denetime elverişli bulunmaması nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen 2002/137 Esas sayılı dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş, birleşen 2002/77 Esas sayılı men’i müdahale davası bakımından ise; olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Hükmü, asıl davanın davalıları, birleşen 2002/77 Esas sayılı müdahalenin men’i davasının ise davacıları olan … ….. ve arkadaşları vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389. maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. (Hukuk Genel Kurulunun 10.09.1991 tarihli ve 281-415 ve 25.09.1991 tarihli ve 355-440 sayılı kararları)
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle birleştirilen 2002/137 Esas sayılı dava dosyası hakkında “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; birleştirilen 2002/77 Esas sayılı müdahalenin men’i istemini içerir dava dosyası hakkında olumlu veya olumsuz hiç bir şekilde hüküm kurulmaması da doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın davalıları, birleşen 2002/77 Esas sayılı davanın ise davacıları olan … …. ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.