Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15807 E. 2010/6708 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15807
KARAR NO : 2010/6708
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, 1.55 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 13.5.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalı ile yaptığı … komisyonculuğu sözleşmesi gereği davalıya hizmet verdiğini, ancak ücretini ödenmediğini, yaptığı icra takibine haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmakla birlikte içeriğinin kendi bilgi ve rızası dışında doldurulduğunu, taşınmazın gösterilmesi için hizmet verilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı imzasının sözleşmenin üst kısmında olduğu davalıya gösterilen taşınmazlarla ilgili kısmı kapsamadığı, davacının yer gösterme görevini yaptığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede açıkça … Komisyoncusu ile müşteri arasında ön akit başlığı altında; “Komisyoncu tarafından gösterilen veya söz ile tarif edilerek beyan edilen taşınmazlarda herhangi birini satın aldığını, kiraladığı takdirde, … Komisyoncuları Derneğince düzenlenen tarife gereği ödemesi gereken tellaliye ücretini ödeyeceğini, keza … bu taşınmazlar, kendimden başka ortak olduğum şirketlere, usul ve gereğince, akrabalık dereceleri kanıtlanmış yada sair ilişkiler içinde bulunduğum şirket, kurum, eş dost gibi 3.şahıslarca veya benim vasıtam ile bu taşınmazı görüp beğenen şahıslarca kiralandığı veya şatın aldığı takdirde gerekli tellaliye ücretini kendim ödeyeceğimi kabul ve taahhüt ederim” denmiş ve bu bölüm davalı tarafça imzalanmıştır. Keza sözleşmenin gösterilen yerler bölümünün altınada davacı imzası atılmıştır.
Sözleşme bu haliyle her iki tarafın imzasının da içeriğinden BK 404 maddesi gereğince geçerlidir. Davalı imzasının gösterilen yerlerle ilgili bölümün üstünde yer alması sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmaz. Sözleşmede gösterilen yerlerden birisinin davalı tarafınca satın alındığı dosya içeriği ile sabittir. Bu yerin sözleşmeye sonradan ilave edildiğini ispat yükü davalıdadır. Davalı tarafın bu savunması üzerinde durulup taraf delilleri toplanıp gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sözleşmeye sonradan ilave edildiği anlaşıldığı taktirde şimdiki gibi aksi halde davacının talep edebileceği ücret belirlenip soncuna uygun karar verilmesi gerektiğinden sayın çokluğun onama kararına katılamıyorum.