Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3511 E. 2012/11586 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3511
KARAR NO : 2012/11586
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan …, … ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, 9.3.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin madi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı … dışındaki davacıların maddi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine,davacı …’nin maddi zararının kurumca karşılanmış olduğundan reddine,Davacıların bu kazadan duydukları elem ve acı gözönüne alınarak herbir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Anayasanın 141. maddesinde vurgulandığı ve HMK’nun 297 maddesinde açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır.
Öte yandan, mahkeme kararlarındaki gerekçelerin hüküm fıkralarına uygun olması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.1963 gün ve E:1963/4-99, K:1963/37 sayılı Kararı).
Oysa somut olayda, gerekçe ile hüküm fıkrasının aykırı olduğu, temyize konu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Gerçekten, 29.12.2010 tarihli kararın gerekçe kısmının 3. bendinde tüm davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 er TL manevi tazminatın 9.3.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … …sigorta dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilirken kısa kararda özellikle faiz başlangıcına dair bir karar verilmediği bu durumda da gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki doğduğu açık olup bu durum usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozma nedenidir.

O halde, temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itiraz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.