Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13777 E. 2012/590 K. 30.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13777
KARAR NO : 2012/590
KARAR TARİHİ : 30.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 13/10/1994-23/11/2001 tarihleri arasında eksik ödenen sürekli iş göremezlik gelirinin kaza tarihinden itibaren tahsiline, manevi zararın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve bozma kararına uygun karar verilmesine göre davacı ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucunda % 37,2 oranında sürekli işgöremez duruma geldiğine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmasına rağmen davalı Kurumca 13/10/1994-30/04/2001 tarihleri arasındaki dönem baz alınarak eksik ödeme yapıldığından 13/10/1994-23/11/2001 tarihleri arasında eksik ödenen sürekli iş göremezlik gelirinin kaza tarihinden itibaren faizleriyle davalıdan tahsili ile Kurum tarafından ödemelerin tam ve zamanında yapılmaması nedeniyle meydana gelen manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik gelirinin dava tarihinden itibaren, 80,43 TL sürekli iş göremezlik gelirinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kurumun 16.3.2004 tarihli yazısında … İş Mahkemesinin 2002/381 Esas sayılı dosyasının Yargıtayca onanmasından sonra 13.10.1994-23.11.2001 tarihleri arasında %37,2 maluliyet oranına göre asıl alacak olarak 3.539,19 TL’nın 25.5.2003 tarihinde sigortalıya ödenmek üzere … Bankası … Şubesine gönderildiği, yasal faizin ödenmesi konunda da … … İl Müdürlüğüne talimat verildiği ve bu müdürlüğün 24.7.2003 tarihli yazına göre 7.313,07 TL faiz tutarının 9.7.2003 tarihinde Tediye Fişi ile davacıya ödendiğinin bildirildiği görülmüştür.
Kurum, asıl alacak olarak 3.539,19 TL’nın 25.5.2003 tarihinde sigortalıya ödenmek üzere … Bankası … Şubesine gönderildiğini belirtmekte ise de bu meblağın davacıya ödenmediği bankadan gelen cevabi yazıdan anlaşılmakla, mahkemece bu meblağın davacıya ödenmediğinin kabulü yerindedir.
… İl Müdürlüğünün 24/07/2003 tarihli yazına göre 7.313,07 TL faiz tutarının 9.7.2003 tarihinde Tediye Fişi ile davacıya ödendiği bildirilmiş ise de davacı, tediye fişinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmektedir. Mahkemece, … Sigorta Müdürlüğünce düzenlenen 09/07/2003 tarih ve … sayılı “İhbarlı Kasa Tediye Fişi” üzerinde yer alan imzalardan hangilerinin Kurum görevlilerine ait olduğu sorularak bu imzalardan Kurum görevlilerine ait olmadığı bildirilen imza veya imzalar belirlenerek, bu imza veya imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmalı, gerek görülür ise bu belgede imzası bulunan Kurum görevlileri dinlenmeli, davacıya faiz ödemesinin yapıldığını gösteren başkaca Kurum kaydı olup olmadığı sorulmalı ve sonucuna göre 7.313,07 TL faiz tutarının davacıya ödenip ödenmediği açıklığa kavuşturularak hüküm kurulması gerekirken davacının imzanın kendisine ait olmadığına yönelik iddiası yeterince araştırılmadan tediye fişinde yer alan meblağın davacıya ödendiğinin kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Usuli müktesep hak müessesesi HUMK’nda düzenlenmiş olmamakla beraber, Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir. Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder. Hal böyle olunca, mahkemenin bozmadan önce 3.668,84 TL sürekli iş göremezlik geliri ve sosyal yardım zammı toplamının davalı Kurumdan tahsiline karar verdiği ve bu karara yönelik davacı temyizinin reddine karar verildiği ve bu hususun bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gözetilerek; sürekli iş göremezlik gelirinin Kurumdan tahsiline yönelik kararda bu miktarın ( 3.668,84 TL) aşılmaması gerektiği düşünülmeden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik gelirinin dava tarihinden itibaren, 80,43 TL sürekli iş göremezlik gelirinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 30/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.