Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13149 E. 2010/4390 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13149
KARAR NO : 2010/4390
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisininde dairesinin bulunduğu sitenin güvenlik hizmetinin davalı site yönetim kurulu üyeleri ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, park halindeki motorsikletinin çalındığını, davalıların güvenliği sağlayamamış olmakla zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 15..000,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı yönetim hakkındaki dava yönünden Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararır verilmiş, Davalı şikkete yönelik davanın ise kısmen kabulü ile 9.500,00Tl’nin tahsiline karar verilmiştir.; Hüküm,karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki 2009/13149-2010/4390
faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı davalı şirketin kusurlu hizmet sunması nedeniyle uğradığı zarardan dolayı tazminat isteğinde bulunduğu ve böylece 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 128,360’şer TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara (… ve … Sitesi Yönetim Kurulu) iadesine, 5.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.