Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13597 E. 2010/14554 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13597
KARAR NO : 2010/14554
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.01.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, apartman yöneticisi tarafından, bağımsız bölüm maliki olmayan üçüncü kişinin yersiz elatmasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Davalı, kendisinin davacının yöneticisi olduğu apartmanda malik olmadığını, davanın ancak kat malikleri kimse onlara karşı açılabileceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava savunma doğrultusunda reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, incelenen tapu kayıt örneğinden; 324 ada 60 sayılı parsel üzerindeki binada, davalının malik olmadığı görülmektedir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35.maddesi hükmüne göre, ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakım ve onarımı için gereken tedbirleri almak yöneticinin görevleri arasındadır. Davacı yönetici, anılan hükme dayanarak davalının, ana gayrimenkule, binadaki 19 numaralı kömürlüğe inen merdiveni ve kömürlükleri yıkarak müdahale ettiğini iddia etmek suretiyle, vaki elatmasının önlenmesini istemiştir. Ana gayrimenkulün tasdikli projesine aykırı davranarak, haksız elatmanın önlenmesi yönetici tarafından haksız elatan her kimse ona karşı açılacak davada talep edilebilir. Burada önemli olan, davalının haksız bir elatmasının var olup olmadığını tespit etmektir. Kuşkusuz bunu ispat yükü de davacı yöneticiye düşer. Mahkemece yapılması gereken iş, davalının ana gayrimenkule bir elatmasının bulunup bulunmadığını, davacıdan bu konuda delillerini isteyerek tespit etmek, davalı tarafından elatmanın varlığı saptanırsa gerekli önleyici hükmü kurmak olmalıdır.
Değinilen bu yönler bir yana bırakılarak, davanın husumet noktasından reddi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.