YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/79
KARAR NO : 2012/14002
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 14/09/1989-08/09/2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 14.09.1989- 01.09.1995 tarihleri arasında çalıştığının,01.09.1995 ile 08.09.2002 tarihleri arasında ise noksan bildirilen sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının davalı işyerinde 14.09.1989-31.12.2001 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinden 01.09.1995 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma 08.09.1995 tarihinde verildiği,işyerinden davacı adına 1996/3 ve 1997/1-2-3 ila 2002/1-2-3 dönemini kapsar dönem bordrosu verildiği, davacıya ait hizmet cetvelinden 1996/3.dönem ile 01/10/2002 tarihleri arasında davalı işverence bildirimin yapıldığı,davalıya ait 158751 sicil sayılı işyerinin 01.04.1974 -30.06.1986 tarihleri arasında ve 1010422 sicil sayılı işyerinin 01.09.1995 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu,Beyoğlu Sosyal Güvenlik merkezinin 23.09.2009 tarihli yazısı ile davalı işyerinden davacı adına 01.03.1997 tarihli tekrar işe girişine bilgisayar kayıtlarında rastlanmış ise de işe giriş bildirgesinin aslına rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü
delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, mahkemece dinlenen davacı tanıklarıın aynı zamanda komşu işyeri tanıkları olduğu, davalı tanıklarının ise davalı Apartman Yöneticiliğine ait apartmanda kat maliki olup olmadıklarının belli olmadığı , davacının eşi …’in ne iş yaptığının SGK.undan sicil dosyası istenerek araştırılmadığı, apartmanın kaç daireli olduğunun belirlenmediği,kapıcılık hizmetini davacının tek başına yürütüp yürütmeyeceğinin değerlendirilmediği görülmektedir.
Yapılacak iş; davalı apartmana ait gelir- gider defterleri, yönetim kurulu karar defteri, gelir gider makbuzlarını getirtmek, uyuşmazlık tarihinde apartmanda ev sahibi- kiracı olarak oturan kişiler belirlenerek tanık olarak beyanlarına başvurmak,davacının eşi …’in ne iş yaptığını araştırmak , tüm deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2., 6. ve 9.maddeleri gereğince kayıtlandıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden … Apt Yönetimine iadesine
10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.