YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9711
KARAR NO : 2012/235
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, … olarak … sigorta sicil no ile ilgili giriş tarihinin 01/11/1976 olduğunun ve 01/11/1976- 30/11/1976 tarihleri arasındaki çalışmaları ile … sigorta sicil nosu ile çalıştığı 01/12/1977- 30/05/1978 tarihleri arasındaki çalışma sürelerini nüfus kaydında gerçek adı olan … olarak … sigorta sicil nosu ile kayıtlı hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, … adıyla (…) ve (…) sigorta sicil numarasıyla ilk kez 01/11/1976 tarihinde başlayan ve 01/11/1976-30/11/1976 ve 01/12/1977-30/05/1978 tarihleri arasında geçen çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitiyle adına tescilli (…) sigorta sicil numaralı hizmetleriyle birleştirilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; 01/11/1976 tarihli işe giriş bildirgesi ile … işyerinden, 01/12/1977 tarihli işe giriş bildirgesiyle … Örme Sanayi işyerinden, … oğlu 20/08/1962 … doğumlu, … ili Hane no …, Cilt no …, sayfa no …’da kayıtlı …’in işe girişi ve 01/11/1976-30/11/1976 tarihleri arasında 30 gün, 01/12/1977-30/05/1978 tarihleri arasında 180 gün çalışmasının bildirildiği, davacının ise … ve … oğlu, 20/08/1962 … doğumlu, … ili … ilçesi … Hane no …, Cilt no …’de kayıtlı … olduğu, davacının (…) sigorta sicil numarasıyla 21/04/2005 tarihinde işe girişinin olduğu Kurumdan gelen hizmet döküm görüntülemesinden anlaşılmaktadır.
Davacının kendisine aidiyetinin tespitini istediği süreye ilişkin işe giriş bildirgelerinin … adına verildiği, davacının adının ise nüfus kaydına göre … olduğu görülmekle, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumunda ve işveren yanında bulunan prim bordroları ile davacının imza ve fotoğraflarını içeren işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları getirtilerek imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yaptırılmalı, davacıya yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları gibi işyerleri kayıtlarında yer alan tanıklar dinlenmeli, nüfus kaydı celbedilip giriş bildirgelerindeki nüfus bilgileri ile karşılaştırılmalı, farklılıkların sebepleri araştırılmalı, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten mahkemece 01/11/1976 ve 01/12/1977 tarihli işe giriş bildirgelerindeki imza ve fotoğraflar ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; fotoğrafların davacıya ait olduğu belirlendiği halde imzaların davacıya ait imzalarla benzerlik göstermedikleri anlaşılmış, öte yandan ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların davacıyla birlikte söz konusu işe giriş bildirgelerinin verildiği işyerlerinde çalışan kayıtlara geçmiş kişilerden olmadıkları gibi, aynı çevrede benzer iş yapan kayıtlı komşu işyeri çalışanlarından da olmadıkları anlaşılmakla, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; 01/11/1976 ve 01/12/1977 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği işyerlerinin varsa dönem bordroları getirtilerek, 01/11/1976 ve 01/12/1977 tarihlerinde davacı ile aynı işyerlerinde çalışan varsa kayıtlı tanıkların yoksa zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının beyanlarına baş vurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacıya ait (…) sigorta sicil nolu dosyayı ve hizmet cetvelini getirtmek, davacıya ait nüfus kütük bilgileri üzerinde araştırma yapılarak bildirgedeki bilgilerin farklılık nedenlerini araştırmak, … ve … isimli şahısların aynı kişiler olup olmadıklarını ilgili nüfus müdürlüğünden sormak, aynı araştırmayı ilgili zabıta marifetiyle yaptırtmak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanunun 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi