YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7988
KARAR NO : 2010/8956
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacılar ve davalı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacıların ve davalı …’in diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacılar, murisleri … Cankara ile taşınmaz satış vaadinde bulunan … arasındaki 29.4.1968 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak sözleşmede belirtilen davalı … payının iptali ile kendileri ve …’nin diğer mirasçıları adına …’den gelen veraset payları oranında tescilini istemişlerdir.
Satış vaadine konu Ramazan payı, satış vaadi tarihi olan 29.4.1968 günü itibariyle vaadde bulunan Ramazan’a eşi …’dan intikal eden paydır. …’ın 1944 tarihinde öldüğünde mirasçısı olarak eşi Ramazan ile bundan olma çocukları Ünal ve … ile önceki eşi …’ten olma çocukları … ve …’u bıraktığı anlaşılmaktadır. Davalılar Ünal ve …’un hükümle iptale tabi kılınan payları 1944 yılında anneleri …’ın ölümü ile kendilerine intikal eden ve dayanılan satışın kapsamı dışındaki miras paylarını da içinde
2010/7988-8956
bulundurmaktadır. Oysa … ve … payları içerisinde babaları …’ın …’dan gelen miras payı dolayısıyla oradan kendilerine düşen miktar pay olarak belirlenip sadece bunun iptal ve tesciline karar vermek gerekecektir. Başka bir anlatımla …’ın ölüm tarihi olan 25.3.1944 tarihi itibariyle bir veraset belgesi alınmış gibi mirasçıların pay oranları bilirkişiye hesap ettirilmeli ve o tarih itibariyle Ramazan’ın payı ne kadar bir miktarı oluşturuyorsa bundan davalılara intikal edenlerinin iptal ve tesciline karar verilmelidir.
Ayrıca, davayı satış vaadi alacaklısı … mirasçılarından sadece … ve … açmışlardır. … ’nın ölüm yılı olan 1977 tarihi itibariyle eşi … ile diğer çocukları …, … ve …’in de mirasçı bulundukları anlaşılmaktadır. (Bu bilgi Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin 1993/390-376 sayılı veraset ilamından alınmıştır.) Görüldüğü üzere davacılar … ile … adları yukarı yazılan diğer mirasçılarla birlikte iştirak halindeki miras şirketinin ortaklarıdırlar. İştirak halinde bulunan bir hakkın takibi ve satımı ya da bir başkasına temlikini isteme hakkı mirasçıların tümünün birlikte hareketi ile mümkündür. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu mirasçılardan biri veya birkaçının yargı yoluna başvurması zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri bütün mirasçılar adına keser. Ancak yargılamanın devamı için zorunlu dava arkadaşı olan bu kişilerin birlikte hareket etmeleri zorunlu olduğundan yargılamanın devamı sırasında davada yer almamış kişilerin katılımı suretiyle eksiklik giderilir. Bu nedenle dilekçeleri ile davacı safında davaya katılmak isteyen …, … ve …’in katılım istemleri hukuka uygun olup, bunların istemlerinin kabulü ile davacı safında yer almalarının sağlanması gerekirken kararda yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır. Bu konuda katılım isteminde bulunan kişilerin hükmü temyiz etmiş olmamaları her zaman için iştiraki sağlamada istemde bulunan davacılar … ve …’nın da yasal hakları arasında olmakla, adları geçenlerin temyiz istemlerinin açıklanan konuyu da kapsadığının kabulü gerekir.
Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar ve davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.