Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8073 E. 2010/9277 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8073
KARAR NO : 2010/9277
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.05.2005 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava; satış vaadi sözleşmesine dayanılarak, dava konusu 1607 ada 2566 parsel numaralı taşınmazda 1. kat 3 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki yasada değişiklik yapan 4822 sayılı Yasanın 3/c maddesi ile “konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar” tüketicinin korunması hakkındaki yasa kapsamına alınmıştır. Aynı yasanın 23. maddesi uyarınca tüketicinin korunması hakkındaki yasa uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Ancak somut olayda, Kayseri 5. Noterliği’nin 21.03.2001 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşme ile 1. kat 3 nolu meskenin taşınmaz maliki davalı tarafından satışı vaad edilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunmasına İlişkin
2010/8073 – 9277
Kanunun 3/f maddesi hükmünce, kanun kapsamında kalan “satıcı” kavramına ticari veya mesleki faaliyetleri nedeniyle tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler girer. Adına kayıtlı taşınmazı satan ve yasanın aradığı anlamda “satıcı” olmayan taşınmaz maliki bu kavram içinde kalmaz. Bu nedenle de ticari veya mesleki faaliyetleri itibariyle konut üreten, başka bir deyişle tacir olmayan davalı adına kayıtlı taşınmazın tescili için açılan davanın tüketici mahkemesinde değil, dava tarihi itibari ile dava konusu taşınmazın 42.000 TL değerinde olduğu anlaşıldığından davanın Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 27.09.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.