YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4307
KARAR NO : 2010/12382
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, trafikte adına kayıtlı … aracı davalılara satmak için anlaşmaya varıldığını, satış için davalı …’a vekalet verdiğini ve vekaletle diğer davalı …’ye satışının yapılarak adına tescil edildiğini, ancak davalıların kendisin dolandırarak satış bedeline ödemediklerini ileri sürerek, satış işleminin iptali ile aracın mülkiyetinin tarafına ait olduğunun tesbitine, kabul edilmezse aracın değerinin belirlenerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, usulüne uygun duruşma gününün tebliğine rağmen, cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, satışın iptali ile aracın yeniden davacı adına tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Trafikte davacı adına kayıtlı aracın davalı …’ye resmi yolla satışının yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, davalıların hileli davranışları ile davacının sözleşme yapmasına neden oldukları gerekçesi ile satışın iptali ile aracın davacı adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı adına olan trafik kaydının terkini ve davacı adına tescili işlemi idari olmakla 2010/4307-12382
beraber, davacı talebinin mülkiyetin kendisine ait olduğunun tesbiti talebini de içerdiği kabul edilerek, aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbiti ile yetinilmesi gerekirken, mahkemece tescile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Ancak bu halde davacıya satış bedeline ilişkin olarak yapılan ödemelerin de satışın iptali nedeni ile davalılara iadesi gerekir. Davacı şikayeti ile davalılar aleyhine dolandırıcılıktan yapılan soruşturma sırasında, davacının C.Savcılığı huzurunda verdiği ifade de satış bedeli olarak peşin 9.000 TL. ile bakiyesi için senet aldığını açıkladığı, temyize ekli olarak sunulan, davacı ad ve imzası bulunan 10.8.2008 tarihli belgede de, araç satışına ilişkin 10.000 TL. Kaparo alındığının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece temyize ekli olarak ibraz edilen belge içeriği ile dosyaya fotokopisi sunulan ve davalıların mahkumiyetine dair hükmü içeren Asliye Ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının satış bedeli olarak davalılardan aldığı bedelin de iadesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz eden davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.