YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12100
KARAR NO : 2012/6961
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı, davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iş kazası sonucu ölen işçinin yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar … ve …n maddi tazminat isteminin reddine, davacı …ın tüm zararı SGK tarafından karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, davacı …’ın maddi tazminat isteminin kabulüne, 36.148,73 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine, davacı eş … için 50.000,00 TL, çocuklar Yakup, … ve … için ayrı ayrı 40.000,00’ar TL ölen işcinin kardeşleri …, …ve …çin ayrı ayrı 25.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde iş kazası meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü en az % 10 azalmış olan sigortalılara sürekli iş göremezlik geliri, 23. ve 24 maddesinde meslek hastalığı veya iş kazası sonucu ölen sigortalıların eş ve çocukları ile ana ve babasına yasada belirlenen koşulların varlığı halinde iş kazası veya meslek hastalığı sigorta kolundan gelir bağlanacağı, 73/A maddesinde de tarifesine göre tesbit edilecek iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası priminin tamamının işverenler tarafından ödeneceği bildirilmiştir. Sigortalının primin ödenmesinde herhangi bir katkısı söz konusu değildir. Bu özelliği göz önünde tutulduğunda, iş kazası sigortasından bağlanan ” gelirin” maddi zararın sigorta primleri işverenden alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmak amacına yönelik bir ödeme niteliğinde olduğu sonucuna varılır. Bu nedenle söz konusu gelir, işverenin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ” tazminat ” kavramı içinde yer alır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan zararın giderilmesi istemine ilişkin olarak açılan tazminat davaları nitelikçe sigortaca karşılanmayan zararın giderilmesi istemini amaçlamaktadır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında zarar hesabının Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlar nazara alınarak hesaplanan tüm peşin sermaye değeri düşülmek suretiyle yapılması gerektiğinin kabulü gerekir. Aksi takdirde Borçlar Kanunu’nun genel ilkelerine ve özellikle 506 sayılı Yasa’nın 19. 23. ve 24. maddelerine ters düşülmüş olacak, zarardan bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki artışlar nazara alınarak hesaplanan peşin sermaye değeri düşülmediği takdirde sigortalı veya hak sahipleri aynı zarar için hem işverenden tazminatın tümünü almak hem de kurumdan gelir almak yoluyla bağlanan gelirlerin ilk peşin değeri ile hüküm tarihine kadar yapılan artışları da kapsayan en son peşin değer arasındaki fark yönünden mükerrer yararlanma durumuna gelecektir. İşte buna engel olmak için hüküm tarihine en yakın tarihteki artışlar gözetilerek hesaplanan peşin sermaye değerinin düşülmesi zorunludur.
Mahkemece, Kapsadığı son dönemin Ocak 2010 olan tüm peşin sermaye değerleri düşülmek suretiyle davacı eş … yönünden 36.148,73 TL maddi tazminata hükmedilmesi, kapsadığı son dönem 19.07.2010 olan peşin sermaye değerinin düşülmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4.5.6 (davacı eşin maddi tazminatına ilişkin), 12.13.14.15 (harçlara ilişkin), 16.17 (davacı eş yönünden avukatlık ücretine ilişkin) 52.53.54.55 (yargılama giderlerine ilişkin) satırlarının silinerek yerine;
“Davacı …’ın maddi tazminat isteminin kabulüne, 28.043,10 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Maddi ve manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 16.218,76 TL harçtan peşin ve ıslah harcı toplamı 8.303,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 7915.51 TL harcın davalı … harçtan muaf olduğundan diğer davalı … Telekominikasyon A.Ş.’den tahsiline,
Avukatlık ücret tarifesine göre 3.304,74 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a verilmesine,
Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 331.30 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı nazara alınarak hesaplanan 106.01 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara aralarında eşit paylaştırılmak suretiyle verilmesine, bakiye 225.29 TL’nin davacılar üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.