YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3762
KARAR NO : 2012/4764
KARAR TARİHİ : 27.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/06/1994 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Tarım … sigortalılığının 01.06.1994 tarihinden itibaren başladığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının Tarım … sigortalılığının 01.06.1994 tarihinden itibaren başladığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.06.1994 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği ancak Tirebolu Çay Fabrikasınca davacının teslim ettiği ürün bedellerinden yapılan kesintiler kurum kayıtlarına intikal etmediğinden tescilinin iptal edildiği, 01/06/2003 tarihinden itibaren ziraat odası kaydının bulunduğu, 1994 – 2001 yılları arasında ve 2005-2010 yılları arasında davacının teslim ettiği ürünlerden prim kesintisinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
HMK’nun 297. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunun yanında hakim somut olayın özelliğine göre infazda duraksamaya yer bırakmayacak biçimde karar yazma durumundadır.
Somut olayda, davacıya hangi tarihe kadar Tarım … sigortalısı olarak tespit istediği sorularak, verilen cevaba göre işin esası incelenerek bir karar vermek gerekirken ve infazda tereddüt yaratacak biçimde sigortalılığın sona erdiği tarih gösterilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.