YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11065
KARAR NO : 2012/6196
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 24/03/2004 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.04.2001 – 20.03.2009 tarihleri arasındaki Klavuzlu Köyü Muhtarlığı nezdinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 2001/1. dönemden başlayıp 2009/3. dönem dahil olmak üzere davalı işyerinde toplam 2870 gün asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinden Kuruma bildirilen çalışmasının, davalı işyerince düzenlenmiş işe giriş bildirgesinin ve davalı işyerine ait dönem bodrolarının bulunmadığı, Klavuzlu Köyü’nün 26.12.2008 tarihinde Kahramanmaraş Belediyesi’ne katıldığı, 10.06.2005 tarihli Köy İhtiyar Heyeti kararında davacının su parasının toplanması ile görevlendirildiği, Kılavuzlu köyü’nün su parasının toplaması ve muhtelif işlerinin yapması karşılığında davacıya para ödendiğini gösteren 15.11.2005, 04.08.2006, 25.10.2006 ve 25.11.2007 tarihli gider makbuzları bulunduğu, davacı tanıkları ile zabıta tarafından belirlenen tanıkların davacının 2001 yılında yapılan muhtarlık seçiminden sonra çalışmaya başladığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; 10.06.2005 tarihli karar ile davacının Köy’ün su parasını toplamasının kararlaştırıldığı, yine 2005, 2006 ve 2007 yıllarında davacının Köy’ün muhtelif işlerini yapmasına karşılık davacıya ödenen gider makbuzlarının bulunduğu anlaşılmaktaysa da, 2005 yılı öncesine ilişkin herhangi bir karar ya da makbuz bulunup bulunmadığı araştırılmadan, ayrıca talep edilen dönemde köy muhtarlığı veya azalık yapmış kişiler araştırılıp tanık olarak dinlenilmeden, davacıya ödenen ücretlerin ne şekilde ödendiği ve 2001 yılında muhtarlık seçimlerinin ne zaman yapıldığı araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; 2005 yılından önceki döneme ait Köy karar defteri getirtilip davacının görevlendirilmesine ilişkin herhangi bir karar bulunup bulunmadığının, davacıya dosyada mevcut makbuzlara konu ödemelerden başka ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılan ödemelerin ne şekilde yapıldığının saptanması, ayrıca talep edilen dönemde Kılavuzlu Köyü’nde muhtarlık veya azalık yapmış kişilerin tespiti ile bu kişilerin tanık olarak dinlenilmesi, muhtarlık seçiminin 2001 yılında hangi tarihte yapıldığının tespiti ile tüm bu hususlar saptandıktan sonra sonuca gitmekten ibarettir.
Öte yandan; davacı her ne kadar dava dilekçesi ile 01.01.2001 tarihinden itibaren çalışmalarının tespitini talep etmiş ve celse arasında verdiği dilekçesi ile talebini daraltarak başlangıç tarihini 01.04.2001olarak değiştirmeşse de, mahkemece bu husus gözetilmeden davacının 2001/1. dönemden başlamak üzere hizmetlerinin tespitine karar verilmesi, bu itibarla talebin aşılması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.