YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4672
KARAR NO : 2013/7091
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, bakanlık tarafından yayınlanan tespit kararının iptali ile anılan işyerindeki işlerin 10 sıra nolu “basın ve yayın” işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/05/2010 tarih 27592 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 18.05.2010 tarih 2010/23 sayılı kararı ile … Turizm A.Ş.’de yapılan işlerin niteliği itibariyle İşkolları Tüzüğünde “9” sıra numaralı “kağıt” işkoluna girdiğinin tespit edildiğini, ancak tespit kararının usul ve kanuna, maddi gerçeklere ve uluslararası normlara aykırı olduğunu, işyerinde yapılan işlerin kağıt ve mukavvanın üstüne yapılan baskı işi olduğunu, fabrikanın piyasaya üstü baskılı kutu ürettiğini bu sebeple bakanlık tarafından yayınlanan tespit kararının iptali ile anılan işyerindeki işlerin 10 sıra numaralı “Basın ve Yayın” işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; bakanlık müfettişi tarafından düzenlenen 28.04.2010 günlü inceleme raporunda yapılan inceleme ve değerlendirmelerin haklı ve yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili; tespit konusu fabrikanın esasında bağımsız nitelikte olmadığını, aynı çalışma tesisi içinde yer aldığını, hatta fabrikalar arasında işçi değişimi de olduğunu, fabrikada yapılan işin ise ürünün satışa arz edilmesi için gerekli ambalajlama işi olduğunu ve yardımcı iş niteliğinde olduğunu, müvekkil şirkete ait ambalaj tesisinin 12 sıra numaralı “Çimento, Toprak ve Cam” işkoluna girdiğinin tespiti gerektiğini ifade ederek buna göre karar verilmesini istemiştir.
Davalı sendika vekili; somut olayda bobin olarak gelen kağıtlardan üretilen kutuların üzerine bazı baskı işlemlerinin uygulanmasının o işyerinde kağıttan eşya üretildiği gerçeğini değiştirecek bir durum olmadığını, işyerinde yapılan asıl işin kağıttan kutu üretimi olduğunu, ambalajlamanın ise yardımcı iş olduğunu bu sebeple davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara, bilirkişi raporuna dayanılarak; davalı şirket işyerinde yapılan asıl işin 10 sıra numaralı “Basın ve Yayın” işkoluna girdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek davalı … Turizm A.Ş.’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 18.05.2010 tarih 2010/23 karar sayılı 26.05.2010 tarih 27592 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tespit kararının iptali ile … Turizm A.Ş.’nin işyerinde yapılan işlerin İşkolları Tüzüğünün 10 sıra numarasında kayıtlı “Basın ve Yayın” iş koluna girdiğinin tespitine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili, davalı sendika vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
I-Hukuksal Dayanaklar:
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 4. maddesinde, “Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. … tespit ile ilgili kararını Resmi Gazetede yayımlar. Kararın yayımını müteakip bu tespite karşı ilgililer iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede onbeş gün içinde dava açabilirler. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” denilmiştir.
Aynı Kanun’un 60. maddesinde “işçi ve işveren sendikalarının kurulabilecekleri işkolları aşağıda belirtilmiştir.” denildikten sonra “bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır. Bir işkoluna giren işlerin neler olacağı, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü de alınarak ve uluslararası normlar da göz önünde bulundurularak bir tüzükle düzenlenir…” hükmüne yer verilmiştir.
Yine 2821 sayılı Kanun’un 60. maddesinde atıfta bulunulan İş Kolları Tüzüğünün 2. maddesinde, iş koluna giren işlerin neler olduğunun ekli listede gösterildiğini belirtilmiştir. Ekli listenin 9. sıra numarası “Kağıt” iş koluna ilişkin olup bu işkoluna giren işler “kağıt ve kağıttan yapılan her türlü eşya ve selüloz sanayii işleri” olarak açıklanmıştır. Ekli listenin 10. sıra numarası “Basın ve Yayın” iş koluna ilişkin olup bu işkoluna giren işler “Her türlü basın ve yayın işleri, basımevlerinde yapılan işler, klişecilik, kağıt ve madeni para basım işleri, kağıt, karton, plastik ve sair malzeme üzerine yapılan baskı işleri.” şeklinde belirtilmiştir. Son olarak ekli listenin 12 sıra numarası “Çimento, Toprak ve Cam” işkoluna ilişkin olup bu kapsamdaki işler “Metalden başka maden sanayii, çimento sanayii, her türlü toprak ve seramik sanayii ile çömlek, çini, fayans yapımı ve çimento, alçı, taş ve toprak kullanılarak yapılan yapı malzemesi ve diğer gereç yapımı, ateş tuğlası, tuğla ve kiremit sanayii, lüle taşı işlemesi ile bu işkoluna ait hammadde ocaklarında yapılan işler, cam ve camdan yapılma eşya sanayii işler.” olarak tespit edilmiştir.
Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. maddesinde, “İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Bir işkoluna giren işler, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.” denilirken aynı yasanın 5. maddesinde ise “Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” İfadesine yer verilmiştir. İlgili madde gereğince karar tarihinden sonra yürürlüğe giren işkolları yönetmeliğine göre, “Basın, yayın ve gazetecilik” işkolu 8.sırada, “Çimento, Toprak ve Cam” işkolu 11. sırada yer alırken “Ağaç ve Kâğıt” işkolu ise 10. sırada düzenlenmiştir.
II-Dosya Kapsamı:
Dosya kapsamında; bilirkişi raporu, keşif, iş kolu tespit kararı, iş kolu tespit başvurusu, iş müfettişi raporu, Yargıtay kararları, internet çıktıları, davalı şirket tarafından üretilen ürünlere ilişkin istatistik bilgileri, 05/2010-08/2010 arası dönem bordroları olduğu görülmüştür.
İşkolu tespit kararında özetle; … Turizm A.Ş. Ambalaj Fabrikasının, … Turizm A.Ş.’nin bünyesinde üretim tesisi olduğu, işyerinde ambalaj kutu, lamine ofset kutu, karton kutu üretimi yapıldığı, üretimin şirketin porselen ve seramik fabrikasına yönelik olduğu, talep halinde siparişe göre çeşitli ebatlarda dışarıya işlenmiş mukavva kutu üretiminin de yapıldığı, bu sebeple işyerinde yapılan işlerin “İşkolları Tüzüğü” nün 9 sıra numaralı “Kağıt” işkolunda yer aldığı ifade edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; “2010 yılı itibarıyla … Turizm A.Ş. Ambalaj Fabrikasında üretilen mamullerin toplam satışlarının %23,46’sı grup işletmelerine, %76,54’ü grup dışı müşterilere yapılıştır. 2010 yılı itibarıyla toplam satışların %37,25’i baskısız iken, %62,75’i baskılı mamuldür. İşkolları Tüzüğü’nün 10 sıra numarası “Basın ve Yayın” işkolunu düzenleyen hükmüne göre, her türlü basın ve yayın işleri, basımevlerinde yapılan işler, klişecilik, kağıt ve madeni para basım işleri, kağıt, karton, plastik ve sair malzeme üzerine yapılan baskı işleri “Basın ve Yayın” işkolunda yer almaktadır. Bu durumda, … Turizm A.Ş. Ambalaj Fabrikasındaki faaliyetin “Basın ve Yayın” işkolunda yer aldığı kanaatinin oluştuğu” belirtilmiştir.
III-Değerlendirme:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin ambalajlama fabrikasında yapılan işlerin “Kağıt” mı, “Basın ve Yayın” mı yoksa Çimento, Toprak ve Cam iş koluna mı girdiği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işyeri ve işletme kavramlarının açıklanması ve aralarındaki farkların ortaya konulması yararlı olacaktır. Çünkü işkolu tespiti işyeri bazlı yapılan bir işlem olup Yargıtay’ca içtihat yoluyla geliştirilip asıl işin tespitinde kullanılan ve ağırlıklı işin belirlenmesine yönelik kriterler işyeri bakımdan uygulanır.
İşyeri kavramı 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre; işyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime denir. Bununla birlikte işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. Bu noktada, işyeri işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. İşyerini kendi kapsamı bakımından tanımlayan 2821 Kanun’un 2. maddesi de benzer bir düzenleme içermektedir. Diğer taraftan işletme kavramı iş mevzuatında tanımlanmamıştır. Ancak işyerinin mal ve hizmet üretiminin amaçlandığı teknik üretim birimleri olduğu, işletmede amacın ise çoğunlukla ekonomik olduğu fakat teknik amaç olmadığı kabul edilmektedir. İşletme genellikle birden fazla işyerinden oluşmaktadır. Ancak teorik olarak tek bir işyerinden oluşması da mümkündür. Bütün bunlara ek olarak
işverenin aynı iş kolundaki işyerlerinin 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu anlamında işletme oluşturacağını belirtmek gereklidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
1-Öncelikle işkolu tespiti teknik uzmanlık gerektiren bir işlem olup uyuşmazlık konusu işkollarında teknik uzmanlığı olan kişilerin bilirkişi heyetinde yer almaması hatalıdır. Şu halde mahkemece bilirkişi heyeti belirlenirken bu hususa dikkat edilmeli, bilirkişi heyeti ile birlikte tespit konusu yapılan yerlerde keşif yapılarak ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmalıdır.
Somut olayda, öğretim üyesi hukukçu ile iş güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davalı şirket tarafından 2010 yılında yapılan satışlara ilişkin istatistiki verilere dayanılmıştır. Söz konusu verilere göre 2010 yılı 28.263.320 Kg satış yapılmış, bunun 6.629.170 Kg miktarı bir diğer ifadeyle %23,46’sı grup içi işletmelere teslim edilirken 21.634.150 Kg miktarı bir diğer ifadeyle %76,54’ü grup dışı müşterilere satılmıştır. Toplam teslim ve satışların % 62,75’i baskılı, %37,25’si ise baskısız ürünlerden oluşmaktadır.
Mahkemece keşif yapılmış ise de, keşifte çalışılan yerin coğrafi, idari özellikleri belirtilmemiş, hakimin tespitleri ve görgüleri açıklanmamıştır. Bunun dışında davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ticari ve mali ile idari tabloları getirtilmemiş ve incelenmemiştir. Aynı şekilde davalı işyerinde çalışan işçilere ilişkin tespit tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları da dosya içine alınmamış, çalışan işçilerin fiilen hangi işleri yaptıkları ortaya konulmamıştır. Yine yapılan ağırlıklı işin belirlenmesi noktasında yapılan işlerin maliyeti, çalışan işçi sayısının yoğunluğu, yatırımın ağırlığı, elde edilen gelirin ağırlığı gibi hususlar en azından son beş yılı kapsayacak şekilde yıllara göre karşılaştırılmalı ele alınmamıştır.
Belirtilen esaslara göre uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
2-Ayrıca dava iş kolu tespitine itiraz davası olup tespiti yapılan iş kolunda yer alan sendikaların ve işverenin, dava sonucundan etkilenecek olmaları sebebiyle davaya dahil edilmesi gereklidir. Mahkemece tespit kararından etkilenecek işyerlerinde örgütlenmiş veya işkolu tespit kararında işyerinin girdiği işkolu olarak gösterilen işkolunda faaliyet gösteren sendikaların davaya dahil edilerek göstereceği deliller ve karşı deliller toplanıp birlikte bir değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yapılmayarak davanın sadece bakanlığa, işverene ve Selülöz-İş Sendikasına karşı görülmesi hatalıdır.
3-Diğer taraftan dosya kapsamında aynı işkolu tespit kararına karşı başka davanın da aynı mahkemede yargılamasının yapıldığı görülmektedir. Farklı karar verilmesi ihtimaline karşı aralarında hukuki irtibat bulunan dosyaların birleştirilmesinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen esaslara aykırı olacak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.