YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8074
KARAR NO : 2010/9555
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, maliki oldukları 6, 393 ve 1046 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki “Mehmetali kızı, …” ve 1885, 1389, 1697 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki “Mehmetali kızı, …” ile “Mehmetali oğlu, …” olarak yazılı kimlik bilgilerinin “Mehmetali kızı, …” ve “Mehmetali kızı, …” olarak, ayrıca tüm parsellerdeki “ölü Üzüm Mirasçıları” ibaresinin de düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davacıların taşınmazlardaki “ölü Üzüm Mirasçıları” ile ilgili istemlerinin reddine, diğer istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı …, maliki olduğu taşınmazların tapu kaydında “Mehmetali kızı, …” ve “Mehmetali kızı, …” olarak yazılı kimlik bilgilerinin nüfus kaydıyla uyumlu biçimde “Mehmetali kızı,
2010/8074 – 9555
…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuş, aynı hanede doğum tarihi farklı davacıyla aynı isimli evlenmekle bile aynı davacı ile aynı soyadını alan kardeşinin kaydı bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle, mülkiyet nakline neden olmamak için davacı …’ın kardeşi “03.03.1942 doğumlu …” çağrılarak tanık sıfatı ile beyanı alınmalıdır. Ayrıca, dava konusu taşınmazların ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri gösterir kayıtlar getirtilmeli, taşınmazların ne şekilde intikal gördükleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacının isteminin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2). bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.