Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/14288 E. 2012/12444 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14288
KARAR NO : 2012/12444
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, şirket borcunun tamamının ihtirazı kayıtla ödediğini, ödenen gecikme zammı tutarının ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1999/3 ve 1999/4 sayılı idari para cezasının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve idari para cezasına istinaden gönderilen 06.05.2009 düzenleme tarihli ödeme emrinde davalı Kurumca tahakkuk ettirilen 3.522,36 TL gecikme zammından dolayı sorumlu olmadığının ve yapılan tebligatların geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı şirketin 1993/3 ve 1994/4.dönemlerine ait bildirgeleri süresinde vermediği için hakkında idari para cezası tahakkuk ettirildiği ve idari para cezasının 01.11.1999 tarihinde şirketin sürekli çalışan sekreteri …’e tebliğ edildiği ve herhangi bir ödeme yapılmaması nedeni ile 06.05.2009 tarihinde hesaplanan gecikme zammı ile birlikte ödeme emri düzenlendiği ve davacıya bizzat tebliğ edildiği ve davacının idari para cezasını, gecikme zammından sorumlu olmadığına ilişkin ihtirazi kayıt koyarak 03.06.2009 tarihinde ödediği ve idari para cezasına ilişkin tebliğin usulüne uygun yapılmadığı ve … isminde çalışanlarının olmaması nedeni ile gecikme zammından sorumlu olmadığının tespiti istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/1.maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.

İdari para cezalarına ilişkin olarak 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesindeki düzenlemede “İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî para cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir” denilmektedir.
Bu düzenlemeler karşısında İdari para cezalarının tahsili için davalı Kurumca 6183 sayılı Yasa gereğince çıkarılan ödeme emrinin iptali için açılacak davaların İş Mahkemesinde görüleceğinin kabulü gerekir.
Uyuşmazlık, idari para cezasının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır.
Somut olayda, 1999/3 ve 1999/4. aylara ilişkin idari para cezasının 01.11.1999 tarihinde sürekli çalışan sekreter … adına teslim edildiği anlaşılmaktadır. Tebliğe konu idari para cezasına ilişkin tebliğin tüzel kişilere tebligat başlığı taşıyan Tebligat Kanunun 13. maddesi uyarınca yapılması gerektiği, ilgili maddenin “ hükmü şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve mustahdemlerinden birine yapılır” hükmünü içerdiği ancak yapılan tebligatta ismi geçen …’ün şirket çalışanı olup olmadığının yeteri kadar araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, idari para cezasının tebliğ edildiği 01.11.1999 tarihinde davacı şirketin … isminde çalışanın olup olmadığı hususunda zabıta araştırması yapılması ve gerekirse komşu işyeri çalışanları tespit edilerek bilgilerine başvurulmak sureti ile davacı şirketin … isminde çalışanı olup olmadığı hususunun tereddüte yol açmayacak şekilde tespit edilip, sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme iye yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.