YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13665
KARAR NO : 2012/14407
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı, gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 1994-2001 yıllarında davalı … Müdürlüğü bünyesinde işçi olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 1.4.1995-31.12.1997 tarihleri arası 990 gün, 1.4.2000-16.3.2001 tarihleri arası 345 gün olmak üzere toplam 1335 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Toplanan deliller dinlenen bordro tanığı ifadeleri ile ücret pusulalarından davacının hak düşürücü süreye uğramayan, 1.4.2000-16.3.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı … Müdürlüğü bünyesinde işçi olarak çalıştığı anlaşılmakla bu dönem yönünden verilen kabul karar doğrudur.
1.4.1995-31.12.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen kabul kararına gelince;davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda davacının davalı iş yerinden herhangi bir sigortalı çalışmasının bildirilmediği , davanın 9.10.2006 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 1.4.1995-31.12.1997 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin talebin hak düşürücü süreye uğradığı açıktır.Bu nedenle bu dönemin hak düşürücü süre nedeniyle reddi yerine kabulu doğru değildir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.