YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13907
KARAR NO : 2010/3198
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısme kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ciro yolu ile geçen … Bankası Gaziosmanpaşa Şb.’ne ait çekin ödenmesi hususunda çek keşidecisi olan davalı şirkete gittiğini, şirket yetkilisi ve imza sahibi davalı ile yapılan anlaşma uyarınca; çek aslının davalıya iade edilerek, çek bedelini 16 eşit taksit halinde ödemek hususunda anlaştıklarını ancak davalının sözleşme ile belirlenen ilk taksit ve diğer taksitleri de ödemediğini, ödeme yapılmaması üzerine davalıya Noter aracılığı ile ihtarname gönderdiğini ancak olumsuz cevap aldığını belirterek, alacakları olan 8000 TL’nin en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı duruşmaya iştirak etmediği gibi, cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile, 8000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-HMUK. 417 maddesinin 1.fıkrasının 1.cümlesi, “Kanunen musarrah olan hallerden maadasında masarifi muhakemenin aleyhinde hüküm verilen taraftan istifa olunmasına karar verilir.” hükmünü öngörür. Buna göre kabul edilen kısım üzerinden de kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davacı lehine de, HMUK. 423. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendine göre; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre; Mahkemece Kabul edilen 8000 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, bu hususa riayet edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 437/8. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4.bendinden sonra gelmek üzere “Davacı yararına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan …Ü.T’nin 3.kısmına göre belirlenen 960 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıdan alınmasına, 15.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.