YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7630
KARAR NO : 2012/4334
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kuruma gecikme zammına faiz işletmek suretiyle tahsil edilen 5.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurumun davacıya ait işyerlerinden ve bağlı şirketlerden borçlarını tahsil etmek amacıyla yaptığı icra takiplerinde gecikme zammına faiz işletmek suretiyle tahsil ettiği tutardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00TL’nin ödeme tarihinden itibaren yürütülecek yasal fizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından prim alacağına ilişkin gecikme zammı üzerine yersiz olarak uygulanmış faizden oluşan toplam 3.179,80 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa’nın 82.maddesine göre, sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.
Bu hükme aykırı sözleşmeler muteber değildir.
818 sayılı B.K.’nun 113.maddesi uyarınca da, asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer’i haklar dahi sakıt olur.Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz
Somut olayda, davacı şirketin devraldığı şirketler hakkında yapılan icra takiplerinde gecikme zammına faiz işletilmek suretiyle Kuruma olan borçlar tahsil edilmiş, borçlu şirket ödeme sırasında itirazi kayıt ileri sürmemiştir.Hal böyle olunca, davacının yada işyerlerini devraldığı şirketlerin ödeme sırasında faizler yönünden haklarını saklı tuttuğuna ilişkin bir beyanı ve iddiası olmadığından isteminin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.