YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6165
KARAR NO : 2012/891
KARAR TARİHİ : 31.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacıların murisinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğramış oldukları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacılar murisi işçi …’ın 14/12/2007 tarihinde davalı …’ın beyanına göre ortağı olduğu … Limited Şirketinde meydana gelen iş kazasında öldüğü, mahkemece Makine mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişiden alınan kusur raporunda, davalı …’ın şirketin işveren müessese yetkilisi olup, “yeterli biçimde gözetim denetiminde bulunmayarak tehlikeli çalışılmasına mani olmadığı” gerekçesiyle % 5 oranında, işveren şirkete % 75 oranında, ölen işçiye de % 20 oranında kusur izafe edildiği, davalı … hakkında görülmekte olan veya kesinleşmiş bir ceza davasının olup olmadığının belli olmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten davanın yasal dayanağı 1475 sayılı Kanunun 73. maddesi ve tazminat hukuku temel ilkelerine göre bir iş kazasının sonucu zarara uğrayan veya desteklerini kaybeden kişiler zarara neden olan işverenin ya da kusurları halinde işverenin çalıştırdığı 3. kişilere karşı zararlarını talep edebilirler.
İşverenden amaç ise sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerdir. Bu kişiler İş Kanununun ve işçi sağlığı ayrıca iş güvenliği mevzuat kurallarına aykırı davranmaları nedeniyle sigortalılara karşı sorumludurlar. Aynı şekilde 3. kişilerde kendilerine düşen görevleri yerine getirmemeleri ve kusurlu davranışlar nedeniyle sorumludurlar. Tüzel kişilerde temel sorumluluk işveren olarak tüzel kişiliğe aittir. Ancak tüzel kişi, görevlerini organ ve yetkili elemanlarınca kullandığından bu kişilerin açık sorumluluklarının bulunması halinde 3. kişiler olarak sorumlu tutulurlar.
Öte yandan Borçlar Kanununun 53. maddesine göre hukuk hakimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar.
Somut olayda temel sorumluluk bir tüzel kişi olarak şirkete aittir. Salt şirket ortağı veya yetkili temsilcisi olana, görevini yürütmesinden dolayı açıkça ve teknik açıdan yasal dayanakları ortaya konmadan sorumluluk verilemez. Bu yönden mahkemece temelde iş güvenliği mevzuatına aykırılığı saptanan ve tüzel kişiliği bulunan davalı şirkete kusur verilmek yerine salt işveren yetkilisi olarak görev alan davalı …’a sorumluluk verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; davalı şirketin ticaret sicil memurluğundan kayıtları getirtilip davalı …’ın olay tarihindeki şirketteki hukuki statüsü belirlenip, hakkında açılmış veya sonuçlanmış bir ceza davası olup olmadığını araştırmak, derdest dava var ve davalıya meydana gelen iş kazasında kusur izafe edilmişse, artık ceza davasının sonucu beklenerek iş kazası ile sonuçlanan olaydan dolayı mahkum olması durumunda, Borçlar Yasası’nın 53. maddesine göre sorumlu tutmak, işci sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, İş Kanunu’nun 77. maddesi ve Tüzük hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor almak, alınan rapor mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 31/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.