Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4846 E. 2012/21954 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4846
KARAR NO : 2012/21954
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek. Av. …

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 09/11/1971-30/06/1981 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ile … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraf vekillerinin süresinde yapılan yetki itirazı reddedilerek davanın esasına girilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
5521 sayılı … Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde “… Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan 5521 sayılı Yasanın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin … Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflâs davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacıların süresi içinde yaptıkları yetki itirazının “Kurumunun mahkemenin yetki alanı içerisinde şubesi bulunduğu” gerekçesi ile reddine karar verilerek işin esasına girildiği, oysaki dava konusu olayda Kurumun … şubeleri tarafından yapılmış hiç bir işlemin bulunmadığı, şubenin yetkisinin ancak o şube tarafından yapılan işlemlere karşı dava açılması durumunda sözkonusu olduğu, mahkemece şubenin yetkisine dair usul hükmü yanlış yorumlanmak suretiyle davanın esasına girildiği anlaşılmış olup, davacının … yapıldığı yerin Özkonak Belediyesi olması karşısında yetkili mahkemenin Avanos … Mahkemesi olması sebebiyle davalıların yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine dair karar vermek gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde Özkonak Belediye Başkanlığı’na iadesine, 03/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.