Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4079 E. 2010/11909 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4079
KARAR NO : 2010/11909
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …’ün arsa sahibi, diğer davalı Türker Yapı Kooperatifinin de yüklenici olduğunu, arsa sahibiyle yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinde işin en geç 30.9.2001 gününde bitirilip, anahtar teslimi halinde teslim edileceğinin aksi halde geciken her ay için 50 USD tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalılardan Şerife’nin bu binadan (3) numaralı daireyi aynı şartlarda diğer davalı …’e sattığını, Yılmaz’dan da kendisinin satın aldığını, Yılmaz’la aralarındaki 19.7.2001 tarihli noter sözleşmesine göre dairenin 30.9.2001 tarihinde teslim edilmesinin gerektiğini, halen teslim edilmediğini ileri sürerek aylık 50 USD’den 61 aylık kira tazminatının ve 5.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının geç teslimden kaynaklanan 4.459TL tazminat alacağının (3.050USD karşılığı) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminata ilişkin istem ve diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’in tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/4079-11909
2-Mahkemece daha önce 18.5.2007 tarihinde davanın tümden reddine karar verilmiş, verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 31.3.2009 tarihli 2008/14496 esas 2009/4346 karar sayılı ilamı ile davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile sadece davalı … yönünden bozulmuştur. Bu durumda diğer davalılar yönünden verilen karar kesinleşmiştir. Bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususlarda yeniden karar verilemez. Öyle olunca mahkemece davalılar … ve … hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, bozmaya yanlış anlam verilmek suretiyle bu davalılar yönünden de sorumluluk doğurucu şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.