Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/2485 E. 2012/4787 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2485
KARAR NO : 2012/4787
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.7.1994-1.12.2003 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, 13.12.2011 tarihli duruşmada; davacının isteme konu sigortalılık süresine ilişkin olarak 6111 sayılı Yasa’dan faydalanması gerektiğinin tespitini ıslah yoluyla talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.6.1994 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince sigortalılığının 30.9.1995 tarihi itibariyle durdurulup 1.5.2008 tarihinde yeniden başlatıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesine göre kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Somut olayda, davacı ile davalı Kurum arasındaki uyuşmazlık davacının 1.7.1994-1.12.2003 tarihleri arasında sigortalılık şartlarının bulunup bulunmadığı konusunda değil prim borcu bulunması nedeniyle 30.9.1995 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulmuş olmasından kaynaklanmaktadır.
Yapılacak iş; 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. Maddesi uygulanmadığı taktirde davacının hangi tarihe kadar sigortalı sayılacağını sormak, bu dönem yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar vermek, bu dönem dışındaki süreler var ise bu süreler yönünden işin esasını inceleyerek sonuca gitmekten ibarettir.
Kabule göre de; davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin 6111 sayılı Yasadan yararlanabileceğinin tespitine karar verilmiş olması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.