Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14875 E. 2021/13241 K. 31.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14875
KARAR NO : 2021/13241
KARAR TARİHİ : 31.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.04.2021 tarihli ve 2019/4408 Esas, 2021/3412 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Vakıfbank vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, davacı Bankanın … ili … ilçesi 222 ada 19 parsel sayılı betonarme işyeri vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ile 23.03.2010 tarihinde noterde imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazın vadeli satışının vaad edildiğini ve aynı tarihte zilyetliğinin devredildiğini, ancak davalı tarafın sözleşme hükümlerine uymaması ve ödemesi gereken taksit tutarını ödememesi nedeniyle anılan sözleşmenin 3.maddesi uyarınca 11.04.2012 keşide tarihli ihtarname ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği taşınmazı teslim etmesi gerektiği halde davalının halen taşınmazı teslim etmediğini, bu nedenle de fuzuli şagil durumuna düştüğünü belirterek, davalının taşınmazı boş olarak teslim etmesine, taşınmazın davalının zilyetliğinde kaldığı 23.03.2010-10.04.2012 tarihine kadar kullanım bedeli 816.841,67 TL’nin ve ihtarname tarihinden başlayarak taşınmazın boş olarak müvekkili Bankaya teslim edileceği tarihe kadar geçecek süre için aylık 33.250 TL ecrimisilin ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile, 103.930,91 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu 222 ada, 19 parsel sayılı taşınmazdaki iş yerinin boşaltılarak davacı Bankaya teslimine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.04.2021 tarihli ve 2019/4408 Esas, 2021/3412 Karar sayılı ilamıyla; “davalının tüm, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 23.03.2010 tarihli taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.maddesinde ‘ İşbu satış vaadi sözleşmesinin tanzimi ile taşınmazın zilyetliği alıcıya devredilmiştir. İş bu satış vaadi sözleşmesinin satıcı tarafından feshi halinde, alıcı, taşınmazın zilyetliğini aldığı iş bu protokol tarihinden başlamak üzere taşınmazı tahliye edeceği tarihe kadar geçen süreler için aylık 33.250,00TL kullanım bedelini satıcıya ödeyecektir. ‘ ifadesinin yazılı olduğu, böylece taraflarca tahliye edilene kadar ödenecek bedelin hüküm altına alındığı, Mahkemece sözleşme hükümlerine göre karar verilmesi gerekirken, 18.02.2013 tarihli inşaat bilirkişisi … ’ın belirlediği şekilde ecrimisil hesabı yapılıp bu raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı açıklanarak, davacının talebi gözetilerek talep miktarı aşılmadan sözleşme hükümlerine göre kullanım bedelinin hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş ve bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan, davacı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2. Dosya kapsamından, dava konusu taşınmaz, davalı tarafından 02.07.2009 tarihinde davacı Bankaya satılarak tapuya tescil edilmiş olup, taraflar arasında 23.03.2010 tarihinde noterde akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 3. maddesinin 4. bendi, “Ancak taksitin ödenmemesi veya alıcının vazgeçmesi veya 12. ve 13.maddede belirtilen tutarların süresinde ödenmemesi veya iş bu satış vaadi sözleşmesinde belirtilen başkaca sebeplere aykırılık bulunması halinde, satıcı dilerse, iş bu satış vaadi sözleşmesini feshedebilir. Bu takdirde satış bedeline mahsuben ödenen meblağın %50’si ceza-i şart olarak satıcı tarafından irad kaydedilir.” hükmünü ihtiva etmektedir. Mahkemece, davalı tarafından ödenecek kullanım bedelinin belirlenmesi sırasında anılan maddenin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Ne var ki bu husus, Dairemizin 12.04.2021 tarihli ve 2019/4408 Esas, 2021/3412 Karar sayılı bozma ilamında maddi hataya dayalı olarak gözardı edilmiştir. Bu doğrultuda; Yerel Mahkeme kararının, Dairemiz bozma ilamında belirtilen nedenlerin yanında az yukarıda belirtilen nedenle de bozulması gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönüyle kabul edilerek ilaveli bozma yapılması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Yerel Mahkeme kararının, Dairemizin 12.04.2021 tarihli ve 2019/4408 Esas, 2021/3412 Karar sayılı ilamıyla yapılan bozma nedenlerine 2. bentteki gerekçenin de ilave edilmesi suretiyle BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 31.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.