YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7855
KARAR NO : 2010/2669
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … İlçesi Milli Park Sınırları içerisindeki 150.000 m2 orman sahasının 49 yıllığına davalı şirkete turistik tesisi yapımı için tahsis edildiğini, 22.3.2007 tarihinde yayımlanan Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince; 2007 yılı için hesaplanan kullanım bedelleri farkları ve bunlara ait gecikme zamları ile ödenmesi gereken KDV tutarını davalıdan yazıyla istemelerine rağmen davalının ödeme yapmadığını belirterek 90.00 TL kullanım bedeli, 17.926 TL gecikme zammı ve 19.426 TL %18 KDV’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket; istenen kullanım bedeli ve gecikme zammını dava açılmadan önce 31.7.2008 tahinde ödediklerini, istenen KDV konusunda ise kullanım bedelini KDV’ye tabi olamayacağı düşüncesiyle idareye başvurduklarını bu konuda … Bakanlığının görüşünü beklediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre 22.3.2007 tarihinde yayımlanan yönetmeliğin geçici 1 maddesine uygun şekilde yeni bir taahüt senedi düzenlenmediğinden bu konuda ilgili yönetmeliklerin uygulanamıyacağı, borç miktarının sözleşme hükümlerine göre hesaplanan davalı şirket borcunun ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı ve davalının cevabından davacı idarenin, davalı şirkete aralarında yaptıkları 15.6.1990 tarihli taahüt senediyle 150.000 m2’lik orman alanını 49 yıllığına tahsis ettiği, davacı idarenin 22.3.2007 tarihinde yayımlanan yönetmelik hükümlerine göre davalı şirketten talep ettiği kullanım bedeli ile bunun gecikme zammının toplamını davalı şirketin ödemeyi kabul ederek davacı idare adına herhangi ihtirazı kayıt koymaksızın 112.501 TL olarak dava tarihinden 21 gün önce yatırdığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın açıldığı tarihte dava konusu edilen kullanım bedeli ve gecikme zammı yönünden dava konusu bulunmamaktardır. Bu kalem talepler yönünden bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde esastan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ayrıca davacının talep etiği kullanım bedeli ve gecikme zammı için %18 KDV talebi bulunmaktadır. Davalı şirket talep edilen kullanım bedeli ile gecikme zammını ödemeyi kabul edip dava tarihinden önce bunları ödediğine göre, davalının kabul mahiyetindeki beyanları değerlendirilip ödediğin bedeller yönünden KDV ‘den sorumlu olup olmadığı da mahkemece değerlendirilip varılacak sonuca göre bu yönden hüküm kurulması gerekirken bu konuya hiç değinilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasıda usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.