YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13936
KARAR NO : 2012/11880
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ödeme emrinin iptaliyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
Dava, işsizlik sigortası primi nedeni ile davalı tarafından gönderilen ödeme emrine göre takipteki alacağın bir kısmı ile ilgili borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar yerinde ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesine, 16.06.2009 gün ve 5904 sayılı Kanunun 35. maddesi ile eklenen, “şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeli, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için Avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü karşısında, 6183 sayılı Yasaya göre Kurum alacağının tahsiline dair yapıldığı açık olan takibe ait bu davada, davacı vekili lehine maktu ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken, nisbi tarifeye göre hesaplanıp hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Öte yandan; davacı dava dilekçesinde, ödeme emrine konu kurum alacağının 2009/7.-8. aylar hariç takibe konu diğer aylar yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep etmiş ve mahkemece de bu yönde hüküm kurulmuş olmasına rağmen davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı kurumun 5502 sayılı Yasanın 36.maddesine göre harçtan bağışık olmakla karar ilam harcı alınmasına ilişkin hüküm kurulmakla birlikte davacı tarafından yatırılan peşin harcın davacının talebi halinde iadesine karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması ve harcın yargılama giderine dahil edilmek sureti ile taraflar arasında bölüştürülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedendir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı H.M.K.’nın 370/2. maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmayarak düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın Kabulü ile, 28/04/2010 tarihli 2010/13284 takip nolu ödeme emri ile 2009 yılı 7. ve 8. aylarına ait borç hariç olmak üzere diğer aylara ait takibin iptaline,
2-Davalı kurumun sıfatına göre harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 1. ve 1136 sayılı Yasanın değişik 168/2. maddesi gereğince, 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 23,00 TL müzekkere giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 12.147,00 TL peşin harcın ve 17,15-TL başvurma harcının istek halinde davacıya iadesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine 21/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.