YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17041
KARAR NO : 2013/16572
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkillinin, … bünyesinde, işçi olarak hizmet iş sendikası üyesi olarak çalıştığı esnada, 6111 sayılı kanun kapsamında norm fazlası kadro kapsamında değerlendirilerek, Muş Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atandığını, davalı … başkanlığının atamaya ilişkin tebligatı usulsüz tebliğ ettiğini, Tebligat Kanunu 21. maddesine yapılan tebligatın mahalle muhtarına tebliğ edildiğinden, buna 6111 sayılı kanun’un nın 5. fıkrasındaki beş günlük işe başlama süresi de eklendiği takdirde en son 08.02.2012 tarihinde atamanın yapıldığı Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde işe başlanılması gerektiğinden, bu süreler geçmeden, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı kurum tarafından davacıya gönderilen naklen atamaya ilişkin tüm tebligatların usulsüz olduğunun tespiti ile iş sözleşmesinin haksız feshedildiğinin kabulü ile işe iadesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, 6111 sayılı kanun kapsamında davacının tüm alacaklarının ödenerek 26.01.2012 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, nakle tabi diğer personellerle birlikte liste halinde isminin kurumlarına bildirildiğini, kurum ilan panosunda ilan edildiğini, davacının insan kaynakları ve eğitim şube müdürlüğü nezdinde 10.11.2011 tarihinde tebliğe çağrıldığını ancak davacının tebellüğden imtina ettiğini, davacının PTT, APS ve Noter kanalıyla yapılmak istenen tebligatları almadığını, davacının haricen Milli Eğitim Müdürlüğünde işe başlaması gerektiğini bildiğini davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tebligatın 19.01.2012 tarihinde davacının, davalı kurum tarafından belirlenen adresin mahalle muhtarına, 7201 sayılı kanun’un 21. maddesine göre yapıldığı, tebliğ tarihinden itibaren beş iş günü geçmeden, beşinci günde davalı kurum tarafından davacı işçinin iş sözleşmesinin feshedildiği, 7201 sayılı kanun’un 21. maddesine göre yapılan tebligatın, aynı kanun’un 20. maddesinde öngörülen “13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır. (Değişik son cümle: 19/3/2003-4829/4 md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır”. Hükmü gereğince 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılması tarihinden onbeş gün sonra tebligatın yapıldığı göz önünde tutulduğunda, davalı kurumun tebligat kanununda öngörülen kanuni süreyi beklemeden 26.01.2012 Tarihinde iş sözleşmesini haksız feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 06.01.2012-18.01.2012 tarihleri arasında izinsiz mazeretsiz işe gelmediği sabittir. Ne varki davalı … lehine doğmuş olan haklı fesih sebebine dayanmayıp davacının devamsızlığı sebebiyle iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17 ve 18 maddeleri uyarınca geçerli sebeple fesih yönüne gitmiştir. Davalının haklı sebebe dayanması feshi geçersiz kılmaz. Her haklı sebep aynı zamanda geçerli sebep de oluşturmaktadır. Bu sebeple davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine aykırı yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.