Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1648 E. 2010/4446 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1648
KARAR NO : 2010/4446
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

İzsu Genel Müdürlüğü vekili avukat … ile … Apartmanı Yönetim kurulu adına yönetici … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında İzmir 3. Tüketici Mahkemesinden verilen 10.2.2009 tarih ve 123-31 sayılı hükmün Dairenin 16.11.2009 tarih ve 10730-13314 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, artezyen suyu kullanan davalıyı re’sen abone yaptıklarını, davalının 31.7.2001-29.1.2007 tarihleri arasına tekabül eden atıksu bedelini ödemediğini, girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; davalının temyizi üzerine dairemizce onanmış; bu kez davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre daavalının aşağıdaki 2. Ve 3.bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği ve mahkemenin de kabulünde olduğu gibi artezyen suyu kullanan ve oluşan atık suyu da kanalizasyon şebekesine veren davalı atıksu bedelinden sorumludur. Bundan ayrı olarak atıksuya ilişkin fatura düzenlenip, tahakkuk yapılması halinde atıksu bedelinin temerrüt faizinden de sorumlu olması gerekir. Ne var ki, davacı dosyaya yalnızca borç döküm listesini sunmuş olmasına rağmen listede yer alan dönemlere ait olarak fatura düzenlendiğine ve tahakkuk yapıldığına dair herhangi bir delil sunamamış böylece bu yöndeki iddiasını ispat edememiştir. Fatura düzenlenmemesi ve tahakkuk yapılmaması halinde davalının temerrüde düştüğünden söz edilemez. Bu nedenle davacı ancak icra takibinden itibaren faiz isteyebilir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek işlemiş faize de hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2010/1648-4446
3-Eldeki davada davacı, davalının re’sen abone yapıldığı 4101219 numaralı sözleşmeye dayanarak Karşıyaka 4. Icra Müdürlüğünün 2007/6809 esas sayılı dosyası ile takip tarihinden itibaren de ilgili Yönetmelik gereıği aylık %2,5 oranında faiz istemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki davacı, davada dayandığı 4101219 numaralı sözleşmeyi ibraz edemediği gibi davalıyı re’sen abone yaptığını beyan etmiştir. Bu beyan kendisini bağlar. Re’sen abone yapılan davalının sözleşme imzaladığından söz edilemeyeği gibi taraflar arasında kararlaştırılmış bir akti faizin varlığından söz edilemez. Bu durumda mahkemece, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken aylık %2,5 faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, mahkeme kararı bu gerekçelerle bozulacak iken zuhulen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından davalının karar düzeltme istemi kısmen kabul edilmeli, Dairemiz onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 16.11.2009 tarih ve 2009/6730-13314 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, 5.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.