Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5547 E. 2012/1342 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5547
KARAR NO : 2012/1342
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi

Davacı, davalı kurum işleminin iptaline, tahsis talebinin geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığını almaya hak kazandığının tespitiyle, kurumun hatalı işlemi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin maddi tazminatın kabulüne manevi tazminatın reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddine,
2-Dava, Kurumun yanlış bilgilendirmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüyle, manevi tazminat isteminin reddine ve davacının yaşlılık aylığı alacağı inancıyla ayrıldığı işi nedeniyle 02.01.2008-15.01.2009 tarihleri arasında yoksun kaldığı gelir üzerinden hesaplanan 14.089,00.- TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının yaşlılık aylığı almak için tahsis koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini sorması üzerine, davalı Kurumun,davacıya verdiği bilgi üzerine 14.08.2007 tarihi itibariyle işinden ayrıldığı, aldığı bilgi doğrultusunda da 02.01.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak Kurumca, davacının 45 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle tahsis talebinin reddedildiği, bunun üzerine ayrıldığı işine dönmek istese de kadrosu tenkis edildiği için dönemediği, daha sonra yaş koşulunun gerçekleştiği 15.01.2009 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının Kurumun yanlış bilgilendirmesi nedeniyle 02.01.2008-15.01.2009 tarihleri arasında yaşlılık aylığı bağlanmaması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazminini istediği anlaşılmaktadır.
Manevi tazminatın reddine dair karar yerinde ise de, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiştir.
Gerçekten yaşlılık aylığının yasal koşulları 506 sayılı Yasa’nın 60. ve geçici 81.maddesinde açıkça belirtilmiştir. Davalı Kurumun, davacıya yanlış bilgi vermekle kusurunun bulunduğu açık olmakla birlikte, davacının da “yasayı bilmemesi mazeret sayılmaz.” Öte yandan davacı yaşlılık aylığı alamadığı dönemde eski işinden başka bir işyerinde çalışmak konusunda çaba sarfettiğini de kanıtlayamamıştır. Bu durumda maddi zararın doğumunda ihmalinin olduğu, diğer bir ifadeyle müterafik (bölüşük) kusurunun bulunduğu ortadadır. Şu halde maddi zarar tutarından Borçlar kanunu 44. maddesi uyarınca uygun bir indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı S.. S..’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.