Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12231 E. 2010/2464 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12231
KARAR NO : 2010/2464
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıya harici yazılı protokol ile 90.000.TL bedelle daire sattıklarını, daireyi teslim edip tapuyu da devrettiklerini, buna rağmen davalının borcun tamamını ödemediğini, 9.000,00 TL alacağın kaldığını, davalı aleyhine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın tapusunu 23.01.2007 tarihinde … Bilir isimli şahıstan devraldığını, resmi sözleşmede satım bedelinin ödenmiş olduğu hususunun yazılı olduğunu, ayrıca davacı tarafından sunulan protokolde alt kısımda parantez içinde bulunan ve renkli kalemle yazılı (9.000. YTL) ibaresini kabul etmediğini, imzasının olmadığını savunarak davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile takibe konu asıl alacağın % 40 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde, alacaklı-davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle, alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında, kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir.
Mahkemece, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, mahkeme kararının 2.bendinde yer alan davacının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına ilişkin cümlenin karardan çıkartılarak yerine aynen “yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15.60 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.