Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/3251 E. 2012/5042 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3251
KARAR NO : 2012/5042
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 25/10/2008 tarihinde kesilen ölüm aylığının yasal faiziyle birlikte tekrar ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya 506 sayılı yasanın 68/c maddesi kapsamında bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali ve ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne;davacının kesilen aylığının yeniden bağlanmasına,kesilen aylıkların ödeme tarihleri de dikkate alınarak işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;davacının 4.3.2007 tarihinde babasının vefat ettiği, Soma Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.7.2007 tarih 2007/438 esas 2007/360 karar sayılı kararı ile davacının eşinden boşandığı,davacıya ölen babasından dolayı 506 sayılı yasanın 68/c maddesi kapsamında gelir bağlandığı,babasının ölümünden kısa bir süre sonra 24 yıllık eşinden boşanan davacının durumu davalı kurum tarafından doğal görülmeyip inceleme başlatıldığı,SGK Başkanlığının kurum kayıtlarında yaptığı incelemede kimlik paylaşım sisteminde davacının boşandığı eşinin adresinin … Mah. … Sok.No:51 …/… olduğu,davacının ise aynı sistemde adresinin … … Sok.No:7/2 …/… olduğunun tespit edildiği,Atatürk mahallesinde yapılan çevre soruşturmasında mahalle muhtarının kişileri tanımadığını beyan etmesi üzerine çevre soruşturması yapıldığı buna göre … ve boşandığı eşi … Mah. … Sevimli Sok.No:51 …/… adresinde beraber yaşadıklarının,… memleketi … bir inşaat yaptırdığının öğrenildiği hususlarının tespit edildiği, kurumca yapılan bu incelemede davacının eşi ile beraber yaşadığı bilgisinin kimlerden ne şekilde öğrenildiğine dair tespit tutanağına yansıtılmış herhangi somut bir bilginin bulunmadığı, yargılama sırasında yapılan kolluk incelemesinde Davacı …
… Mah. … Sok.No:51 …/ adresinde boşandığı eşi … ise … Mah. … …/… adresinde oturduğunun,mahalle sakinleri ile yapılan görüşmede tarafların boşandıkları tarihden bu yana ayrı yaşdıkları,… arada coçuklarını görmek için geldiği bilgisinin toplandığı,yine yargılama aşamasında tanık dinlendiği,Tanıkların benzer ifadeler ile davacı ile eşinin boşandığı tarihden buyana karı koca hayatı yaşamadıklarını ayrı yaşadıklarını beyan ettikleri,Soma C.Başsavcılığınca yapılan soruşturmada Kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak suçundan ötürü takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrası olup bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda Anayasa’nın 20’nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve
nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, …, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahalle/köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.