Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4258 E. 2010/11610 K. 16.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4258
KARAR NO : 2010/11610
KARAR TARİHİ : 16.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının ev işlerini yapmak üzere 1996-2004 yılları arasında haftanın 6 günü kesintisiz çalıştığını, haksız olarak işine son verildiğini, hafta sonu ve yıllık ücretli izninin kullandırılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL kıdem tazminatının en yüksek mevduat faizi, 1.000,00 TL ihbar tazminatının ve fazla mesai ve 9 yıllık ücretli izin alacağının ödenmesine karar verilmesini, 23.6.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle 8.605,94 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davalının ev işlerinde sigortalı olarak çalıştığını, kendisinin işe gelmediğini, izinlerini de kullandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.419,84 TL nin 30.3.2005 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 23.6.2009 tarihi ıslah dilekçesiyle 8.605,94 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece toplam 6.419,84 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa davalı, davacının hesabına 1.480 TL yatırıldığını savunmuş olup, davacının ise bunu ödenmeyen maaşlarla ilgili ödeme olduğunu 2010/4258-11610
iddia etmmiştir. Öyle olunca mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmalı ve yapılan ödemenin mahsubu gerekip gerekmediği tartışılmalıdır. Mahkemece davalının cevap dilekçesinde her türlü deliller demek suretiyle yemin dililine de dayandığı gözetilerek davalı tarafa davacıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.