YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/158
KARAR NO : 2010/7279
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …ve …’den satın aldığı tapulu taşınmazın daha sonraki tapu kayıtlarında hisse oranının düşük yazılması üzerine tapudan satın aldığı taşınmazın rayiç değerinin davalı satıcılar ve hazineden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tapudan satın aldığı taşınmazın satıştan sonraki tapu kayıtlarında hisse oranının düşük çıkması nedeniyle taşınmazın rayiç değerinin satıcılar ve hazineden tahsili için eldeki davayı açmıştır.Yargılama sırasında 25.9.2008 tarihli celsede hazine hakkındaki davadan vazgeçtiğini beyan etmiş, 15.1.2009 tarihli celsede de satıcılar hakkındaki davasından da vazgeçtiğini bildirmiştir.Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de karar başlığında hazine gösterilmediği gibi gerekçe kısmında da bu hususa değinilmemiş ve karar hazineye tebliğ edilmediğinden haricen öğrenme üzerine hazinece temyiz edilmiştir.HMUK’un 388 ve devamı maddelerinde mahkeme kararlarının taşıması gereken unsurları ile verilen kararla iki tarafa yüklenen vazife ve hakların ve istek sonuçlarından her birinin açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekirken, davalı hazinenin karar başlığına yazılmayıp, hüküm fıkrasında da hakkında hüküm kurularak, ücreti vekalet takdir edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın temyiz eden hazine yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.