YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7688
KARAR NO : 2013/13036
KARAR TARİHİ : 31.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, ulusal bayram genel tatili, hafta tatili, kar payı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalı şirkette 01.06.1993 tarihinde imzalanan iş sözleşmesi ile %20 kar payı +7,00 TL aylık ücretle “sorumlu yönetici-mimar” olarak işe başladığını,1999 yılında şirketin ünvan değişikliğine giderek faaliyetine devam ettiğini, 2001 yılına kadar sigortalılığının devam ettiğini, 2001 yılında emekliliğe hak kazandığını, ancak ara vermeksizin emeklilik sonrasında da çalışmasının19.08.2004 tarihine kadar sürdüğünü, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak sona erdirildiğini, iş sözleşmesi ile kararlaştırılan %20 kar payının hiç ödenmediğini, 19.08.2004 tarihinden önceki son 2 aya kadar ücret alacağı olduğunu, fazla çalışma yaptığını,ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık izinlerini tam kullanmadığı, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, ücret alacağı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti,hafta tatili ücreti ve ihbar tazminatı ile %20 kar payı alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacının alacak taleplerinin zamanlaşımına uğradığını, davacı ile davalı şirket arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının davalı şirkette 15.07.1993-31.05.2001 tarihleri arasında çalıştığını, 31.05.2001 tarihinde emekli olmak suretiyle işyerinden ayrıldığını, tazminatlarının ödendiğini, emekli olduktan sonra davalı şirkette çalışmadığını, fazla çalışma yapmadığını, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacağı olmadığını, emeklilik nedeniyle fesih yapıldığından ihbar tazminatına hak kazanamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde emeklilik öncesi 15/07/1993-31/05/2001 tarihleri arasında 7 yıl 10 ay 16 gün, emeklilik sonrasında 16/08/2004 tarihine kadar 3 yıl 2 ay 16 gün olmak üzere kesintisiz olarak 11 yıl, 1 ay 2 gün çalıştığı,emeklilik sonrasında devam eden hizmetle ilgili feshin haklı nedene dayandığının iş verence ispat edilemediği, alacakların tamamen ödendiğinin de ispat edilemediği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar süresi içinde temyiz etmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, resen dikkate alınır. 5521 sayılı iş Mahkemeleri Kanununa göre, İş Mahkemeleri, işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş aktinden veya 4857 sayılı İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevlidir.
Somut olayda, davacı ile davalı şirketin müdürü ve ortağı … arasında imzalanan 01.06.1993 tarihli sözleşmede, davacının şirketin bütün teknik sorumlulukları ve teknik yönden organizesi işlerinin yürütülmesi, hakedişlerin düzenlenmesi, şirket işlerinin daha sağlıklı yürütülebilmesi için teknik ve idare açıdan üstüne düşen görevi eksiksiz ve şirket müdürü ile koordineli bir şekilde yerine getirecektir, şantiye işlerinin ve imalatlarının yanlış, proje dışı, teknik şartname veya sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde yapılmasından sorumlu olduğu, davacının aylık ücretinin 7.000.000 TL, şirket müdürünün aylık ücretinin 7.00.000 TL olduğu, bu ücretlerin yılda bir kere günün koşullarına göre ayarlanacağı, davacının hissedar olduğu işlerin, bütün taahhüt işleri olduğu, şirketin hissesi ve kar payı dağılımının, … %80,… %20 olduğu, hisse sahiplerinin bu payları artırmaya veya devretmeye serbest oldukları, hissenin üçüncü şahıslara devrinde şirket müdürü … ile …’ın yazılı izninin alınacağı belirtilmiş olup, sözleşmeye göre davacı ile davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli olmadığı, davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası ile ilgili karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harçın istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.