YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/644
KARAR NO : 2011/7179
KARAR TARİHİ : 09.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Dairemiz Üyesi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin 01/12/2000-01/04/2009 tarihleri arasında davalı işyerinde müdür sıfatı ile çalıştığını, iş sözleşmesinin 01/04/2009 tarihinde feshedildiğini, durumun ilk önce sözlü olarak bildirildiğini, daha sonra …Noterliği aracılığı ile 02/04/2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edildiğini, gerekçe olarak stok sayımında büyük miktarda mal açığının tespit edildiğinin belirtildiğini, fesih gerekçesinin geçerli olmadığını beyan ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin çalıştığı mağazalarda meydana gelen büyük mal açığı nedeni ile davalı şirketi zarara uğrattığı gerekçesi ile haklı nedenle feshedildiğini, idari tahkikat sürecinde davacı ile diğer personelden yazılı savunma istenildiğini, davacının ısrarla yüksek miktarda açık çıkmadığını ve açıklarla ilgili bilgisinin bulunmadığını beyan ettiğini, sahte iade mal fişleri ile işlem yapıldığını, bu hususun aynı dönemde müdür olarak çalışan … tarafından açıklandığını, davacının tecrübeli bir eleman olduğunu, usulsuzlükleri işverene bildirmemesinin kötü niyet olduğunu, bildiği ve gördüğü usulsüzlükleri davalı işverene haber vermeyerek işverenin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, feshin haklı nedene dayandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının müdür yardımcısı olduğu mağazada meydana gelen açığın sorumlusunun tam olarak tespit edilemediği, kullanılan bilgisayar programından usulsuz işlemi yapan kişiyi belirleyebilecek herhangi bir şifre veya rumuz bulunmadığı, bu nedenlede sorumlu kişinin tam olarak tespit edilemediği ve feshe konu olan işlemlerde davacının kusurlu olduğunun somut ve kesin delillerle kanıtlanamadığı kanaatine varılarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece, yazılı gerekçelerle davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş ise de; tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı işyerinde müdür olarak çalıştığı ve işinde tecrübeli olduğu, görevli bulunduğu süre içinde mağazada yolsuzluk yapıldığı, 54.504 TL tutarındaki 168 adet ürünün eksik çıktığı, bu konuda … Cumhuriyet Başsavclığına suç duyurusunda bulunulduğu ve davacının da içinde bulunduğu bir kısım çalışanlar aleyhine tazminat davası açıldığı; davacının, stok giriş ve çıkışlarından yönetici sıfatıyla ve görevi itibarıyla asli olarak sorumlu olduğu, sorumlu olduğu yerde yapılan yolsuzluğu bilmemenin bu sorumluluğu kaldırmayacağı, kaldı ki bazı yolsuzlukları bildiği halde bunu üst yönetime ve davalı işverene bildirmediği, dolayısıyla görevini gereği gibi yerine getirmeyerek işverenin zarara uğramasına neden olduğu sabittir. Davacının söz konusu eylemleri İş Kanunu’nun 25/II. maddesinin (e) ve (ı) bentlerinde yer eylemlerden olduğu ve haklı feshi gerektirdiği halde davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca hükmün bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 250.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.