Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10897 E. 2012/6511 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10897
KARAR NO : 2012/6511
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 01/05/2004-10/04/2007 arasında kesintisiz çalıştığınının, aldığı son ücretin aylık net 1.000.00YTL olduğunun, tespitine, eksik kalan primlerinin davalı şirketten istenmesine ve işçilik haklarından doğan alacaklarının yine bu şirketten tahsili talebine ilişkin olarak açılmıştır.
Mahkemece, Davalı … Tic.Ltd.Şti. açısından husumet yönünden davanın reddine, davalı …Yemek Hizm. Ve Turz. San.Tic.Ltd.Şti açısından davacının 01/05/2004-11/06/2005 tarihleri arasında 401 gün günlük 16,29 TL ücretle çalıştığının tespitine, alacak davası yönünden ise, Bilirkişi Av…. tarafından düzenlenen 07/09/2009 tarihli raporda belirtilen miktarla sınırlı olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Yasa’nın 79/10 ve 5510 Sayılı Yasa’nın 86/8. Maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten istemin tanık beyanlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak karar altına alındığı, dinlenen tanıkların dava konusu dönemde işverenin kayıtlarına geçmiş çalışmaları bulunan tanıklardan olmadığı ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, işverence davalı kuruma verilen ihtilaflı döneme (01/05/2004-10/04/2007) ve takip eden döneme ilişkin dönem bordrolarını, işverenden davacıya ait şahsi dosya ve ücret bordrolarını celbedip, tanık olarak dinlenen kişilerin bordro tanığı olup olmadığının denetlemek, bordro tanığı değil iseler belirlenecek bordro tanıklarını, bulunamadığı takdirde komşu işyerinde çalışan kamu tanıklarını tespit ederek dinlemek ve çalışmanın fiili bir çalışma olup olmadığını belirledikten sonra hizmet tespiti talebi hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.