YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12292
KARAR NO : 2010/2438
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şikete banka havalesi ile ödünç para gönderdiğin, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali %40 inkar tazminatı ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının şirket hissedarı olan … durguna olan borcunu banka havalesi ile şirket hesabına gönderdiğini, borç para almadığını, ödeme ihtarı ile temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, banka havalesi ile davalı şirkete 12.000 YTL miktarında borç para gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalı şirket de davacıya borcu olmadığını aksine davacının havale yolu ile şirket hissedarı … ‘a olan borcunu şirket hesabına gönderdiğini, ödeme yapıldığı sırada havale makbuzuna davacının “ödeme için” ibaresini yazdığını, …’ın davacıya borç para verdiğini, istenilince ödemenin buna istinaden yapıldığını, paranın borç olarak gönderilmediğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı, davacının şirket hissedarına olan borcunu ödediğini savunarak karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Öte yandan banka dekontunda bulunan “ödeme için” ibaresi de paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. HUMK 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Davacı ibraz ettiği delillerle iddasını kanıtlayamamıştır. Ne var ki davacı delil listesinde davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini bildirmiştir. Şu durumda mahkemece davalının ticari defteri celp edilip, incelenerek, davacı tarafından davalı şirkete borç para verilip verilmediği, şirketin davacıya para borcu olup olmadığına (alacak, borç, tahsilat, karz ilişkisi) dair bir kaydın bulunup bulunmadığı belirlenerek gerektiğinde davacıya, dava dilekçesinde her türlü kanuni delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile ve ispat yükü ters çevrilerek davanın kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelemesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.