Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/409 E. 2010/135 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/409
KARAR NO : 2010/135
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, yükleniciye yapılan fazla ödemenin yüklenici ve buna sebebiyet veren idare elemanlarından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yüklenici mirasçılarıyla ilgili davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı idare elemanları yanında hasım gösterilerek dava açılan yüklenici … yargılamanın devamı sırasında 27.10.2005 tarihinde ölmüş, … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/2011 Esas, 2006/1733 Karar sayılı veraset ilâmına istinaden, mirasçıları … ve … davaya dahil edilmiştir. Yüklenici mirasçıları mirası kayıtsız şartsız reddetmiş, TMK’nın 609. maddesi uyarınca bu red beyanları … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1416 Esas, 2005/1438 Karar sayılı ilâmıyla tespit ve tescil edilmiş ve mahkemece bu sebeple dahili davalılar hakkında konusuz kaldığı anlaşılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur. Davacının, yüklenici mirasçılarının dahili dava işleminden önce mirası reddettiğini bildiğine dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Dava sırasında ölen davalının mirasçıları yasal zorunluluk nedeniyle davaya katılmışlardır. Davacı dahili davalıların savunması üzerine red işlemini öğrendikten sonra dahili davalılar hakkındaki davaya devam etmek istemediği ve mahkemece gerek miras bırakan gerekse dahili davalılara yöneltilen davanın esası hakkında hüküm oluşturulmadığından yasal zorunluluk sebebiyle davada hasım olarak gösterilen … ve … yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu lehlerine vekâlet ücreti tayini doğru olmamıştır. Hüküm bu yönden bozulmalıdır. Nevar ki; düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmı 3. bent (kararda 3. bent iki kez yazılmış olup vekâlet ücretiyle ilgili mükerrer yazılan 3. bent) ikinci satırında davacıya kelimesinden sonra gelen “reddedilen kısım üzerinden takdiren 1.205,97 YTL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren … ve …’e verilmesine” kelimelerinin karar metninden çıkartılarak yerine “verilmesine, yasal zorunluluk nedeniyle hasım gösterilen ve haklarında esas yönünden hüküm oluşturulmayan … ve … yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.1.1982 Sayılı Kanunla değiştirilen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesine eklenen (J) bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.