YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10840
KARAR NO : 2010/13076
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek ise taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan aile nüfus kayıt tablosundan davacının 12.02.1981 doğumlu olduğu görülmektedir. Davada, 442 sayılı Köy Kanununun geçici 13.maddesine dayanılmıştır. Davacıya tahsis, 26.09.1998 tarihli kura ile yapılmıştır. Tahsisin yapıldığı tarihe göre davacı reşit değildir. Oysa, Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliğinin 12.maddesine göre; arsa satın alabilmek için diğer şartlarının yanında, isteklinin reşit olması gerekir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 16.maddesine göre de, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler.
Davacı, yönetmelikte yer alan “isteklinin reşit olması” koşulunu taşımadığından, yapılan işleme dayanarak mülkiyet aktarımı isteyemeyeceğinden, bu isteğin reddi ile kanıtlanırsa ikinci kademedeki tahsil isteminin incelenip hükme bağlanması yerine, değinilen yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.