YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18411
KARAR NO : 2012/15127
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 02/11/1982 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davadan feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkeme, davalı Kurum vekilinin 7.6.2012 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen kararı, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre 8 günlük sürede temyiz etmediği gerekçesiyle HUMK’unun 432.maddesinin 4.fıkrası uyarınca 8.8.2012 tarihli Ek Kararı ile temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Davalı Kurum vekili, temyiz talebinin reddine dair ek kararı süresinde temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 294/3.maddesine göre “Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.”
HMK’nın 297/2.maddesine göre “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Yerel Mahkemenin 7.6.2012 tarihinde tefhim ettiği kısa karar (hüküm sonucu), HMK’nın 297/2.maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından Yasa’da öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden sözedilemez. Hal böyle olunca, davalı Kurum vekilinin hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından Yerel Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 8.8.2012 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesindeki özel yetkiye dayanarak davadan feragat ettiği anlaşılmakla, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesine göre delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereği yerine getirilmesinden önce karar verilmesi nedeniyle Kurum yararına Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükme bir bent halinde;
“Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince delillerin toplanmasına ilişkin ara kararıı gereği yerine getirilmesinden önce karar verilmesi nedeniyle 600,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.