Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6671 E. 2010/467 K. 02.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6671
KARAR NO : 2010/467
KARAR TARİHİ : 02.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine takip borçlusu davalının vaki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Edremit İcra Müdürlüğü’nün 2006/911 takip sayılı dosyası kapsamından; davacının, takip borçlusu davalı şirket hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde 9.015,00 TL asıl alacağının tahsilini istediği ve takip borçlusu şirketin süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan ve Edremit 1. Noterliğince doğrudan düzenlenen 04.10.1994 tarih, 17720 yevmiye numaralı “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” gereğince, davalı şirket sözleşmede yazılı taşınmaza, sözleşmede gösterilen koşullarda inşaat yapmayı yüklenmiştir. Yanlar arasındaki sözleşme gereğince, yüklenici şirkete verilmesi kararlaştırılan inşaatın ikinci katındaki üç bağımsız bölüm numaralı taşınmazın, yüklenici tarafından dava dışı Sakine İşler’e satılmış olması sebebiyle; Sakine İşler tarafından Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan Tapu İptâli ve Tescil davasında; … hakkında davanın reddine ve davalı şirket hakkındaki Tapu İptâli ve Tescili davasınında, üç bağımsız bölüm numaralı taşınmazı yüklenicinin hak etmediği gerekçesiyle reddine; ancak, birleştirilen 1998/389 Esas sayılı tazminat ve ceza koşulu alacaklarının tahsili davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminat ve 300,00 TL ceza koşulu alacağının davalı şirketten tahsiline karar verilmiş ve verilen bu karar Sakine İşler vekillerince İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’ne 1999/10446 takip sayılı dosyası üzerinden ilâmlı icra yoluyla takibe konulmuş
ve bu takip nedeniyle 10.08.1999 tarihinde birinci, ve 09.10.2000 tarihinde de ikinci ve 15.468,00 TL tutarlı haciz ihbarnameleri, İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi gereğince, davacıya gönderilerek tebliğ edilmiş olmasına karşın davacı haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemiştir.
Dava dosyası kapsamındaki Edremit İcra Müdürlüğü’nün 2006/71 talimat sayılı yazısı kapsamında ise, yukarıda sözü edilen haciz ihbarnamelerinin itirazsız kesinleşmesi ve haciz ihbarnamelerinde yazılı borç tutarının, Himmet’in zimmetinde sayılması sonucu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu olan sözü edilen üç numaralı bağımsız bölümle irtibatlı 24/168 kat irtifak payının … adına tescilli olmasına karşın, cebri icra yoluyla satıldığı anlaşılmaktadır.
İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 1999/10446 takip sayılı dosya kapsamındaki ödeme belgeleri incelendiğinde de; davacının maaşından onun tarafından başlatılan Edremit İcra Müdürlüğü’nün 2006/911 takip sayılı dosyadaki ödeme emrinde gösterilen tutarda kesinti yapıldığı görülmektedir. Davacı tarafından İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi hükmüne dayalı olarak menfi tespit davasının açıldığına dair davalı yanca bir savunma ileri sürülmediği gibi; davacı tarafından da, menfi tespit davasının açıldığı bildirilmemiştir. Menfi tespit davasının açılmaması nedeniyle kesinleşen borcu, İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi gereğince icra takip dosyasına ya da icra veznesine ödemek zorunda kalan üçüncü şahıs, Borçlar Kanununun 61 ve izleyen maddeleri ve İcra ve İflas Kanununun 89/V. maddesi hükümleri gereğince ve haksız iktisap kuralları uyarınca ödediğini davalıdan isteyebilir. Bu hukuksal sebeplerle, davacı da ödediğinin istirdadını davalıdan isteyebileceğinden davanın kabulü gerekirken mahkemece, hukuksal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.