YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10046
KARAR NO : 2012/5248
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/04/2003-25/12/2006 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarına hak kazanılan tarihlerde 25/12/2006 ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.04.2003-25.12.2006 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarına hak kazanılan tarihlerden itibaren 25.12.2006 tarihine kadar yasal faiz uygulanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 01.04.2003-24.12.2006 dönemi için tahakkuk etmiş yaşlılık aylıklarına 25.12.2006 ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarı olan 6.162,84TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 818 sayılı B.K.’nun 113.maddesi uyarınca, asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer’i haklar dahi sakıt olur.Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz.
Somut olayda, davacının ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 25.12.2006 tarihinde ödendiği, davacıya faiz ödemesi yapılmadığı, davacının birikmiş aylıklarını alırken işleyen faizleri talep hakkını saklı tutup tutmadığı araştırılmadan, ihtirazi kayda gerek olmadığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının ödenmeyen aylıkları nedeniyle işleyen faizleri talep hakkını saklı tuttuğuna ilişkin bir beyanı olup olmadığı araştırılarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.