YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14218
KARAR NO : 2012/6355
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 200.000.00TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan … San. Tic.Ltd. Şti. ile … Çelik Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan … Çelik Ltd. Şti. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.04.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … Çelik Ltd.Şti. vekili Avukat …, … Dağıtım A.Ş. vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Davalılardan … San. Tic. Ltd.Şti. adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe 23.02.2006 günü iş kazasında %100 oranın da iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı maddi tazminatın davalılar … Ltd. Şt. İle … Çelik Ltd den tahsiline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıdaki nedenler gereği yerinde değildir.
1-İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan 29.03.2010 günlü bilirkişi raporunda; olayda davalı … Ltd’nin %70 davalı … Çelik Ltd ‘nin %15 ve davacının % 15 oranında kusurlu olduğu davalı Sedaş’ın kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Oysa, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişi heyetinin iş ve sosyal güvenlik konularında uzman bilirkişilerden oluşmadığı bu nedenle de hükme esas alınan raporun İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle, işverenin işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Bu yönden mahkemece yapılacak iş; işin niteliği dikkate alınarak özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetine konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler (asgari ücretteki artışlar veya toplu iş sözleşmesinin getirdiği olanaklar) göz önünde tutularak yeniden hesap raporu almak, bu şekilde davacının zararı belirlendikten sonra, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için, hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan katsayı ile hak sahibinin gelirlerindeki artışları saptamak suretiyle tazminattan indirilmek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
2-Davalı Sedaş hakkında yöntemince açılmış dava bulunduğu halde bu davalı hakkında olumlu –olumsuz bir karar verilmemesi ve davalı olarak gerekçeli karar başlığında da gösterilmemesi usule aykırıdır.
3-Mahkemece, maddi tazminat talebinin hüküm altına alınarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile “davalılardan tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuş, verilen bu hüküm taraflarca süresi içinde temyiz edilmiş ancak davacı vekili 30.06.2011 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile, tahsilde davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluklarının belirtilmemiş olmasının maddi hataya dayalı olduğundan bu hususun düzeltilmesi talebinde bulunması, mahkemece 07.07.2011 tarihli “tavzih” kararı ile hüküm altına alınan tazminatın “davalılardan müştereken ve müteselsilen” tahsili ile davacıya verilmesi şeklinde kararda düzeltme yapılmıştır. Bu karar dahi davalı … Çelik Ltd tarafından temyiz edilmiştir. Görüldüğü üzere davalı vekilinin temyizi yerel mahkemenin 07.07.2011 tarihli tavzih kararına da yöneliktir.
Hükümlerin tavzihi, HUMK’nun 455.maddesinde düzenlenmiş olup, “Hüküm müphem ve gayri vazıh olur veya mütanakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri iphamın tavzihini ve tenakuzun ref’ini isteyebilir” hükmünü içermektedir. Yine aynı yasa’nın 389-390 maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmü hiçbir biçimde değiştiremez.
Hükümlerin tavzihi bu kuralın dışında değildir. Hakim elini çektiği hükmü sadece tavzih edebilir. Tavzih gerekçesiyle verilen hüküm fıkrasında değişiklik yapamaz ve daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya artıramaz.
Yerel mahkemece hüküm altına alınan tazminatın “davalılardan tahsiline” ilişkin bölümünün tavzih yolu ile “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” ilişkin tavzih kararı, hükmün değiştirilmesi niteliğinde olup tavzih niteliğinde olmadığından 07.07.2011 tarihli tavzih kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle, inandırıcı güç ve nitelikte olmayan, İş Kanunu 77.maddenin öngördüğü koşulları içermeyen ve iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenmeyen kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Davacı ile davalılardan … Çelik Ltd.Şti. ve … Dağıtım A.Ş. yararına takdir edilen 900.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.