YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3729
KARAR NO : 2010/11743
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacıların davalılar ile yaptıkları sözleşmeler ile bedelini ödeyerek daire satın aldıklarını, tapu kayıtlarının devri ve dairelerin tesliminden sonra dairelerin sözleşme ve mahal listesine uygun olarak yapılmadığını, bu bağlamda banyolarda küvet olmadığı, Banyolarda gerekli meyilin verilmediği, duvarların boyasının kalitesiz olduğu, fayans aralarının açık olduğu, binada kullanılan malzemelerin kalitesinin düşük olduğu, mutfak duvarlarının tamamının fayans olmadığı ve doğal mermer kullanılmadığı, binanın merdiven duvarlarının saten yağlı boya yapılmadığı, asansörün aşırı ses çıkardığı, Binanın düşey … borularının rögarla bağlantısının yapılmadığı, bodrum katının yalıtımının yapılmadığı, Binanın çatı katında uygun malzeme kullanılmadığı, su yalıtımının sağlanmadığı, dairenin alanının vaat edilenden daha az olduğu, Binanın çevre düzenlemesinin ve kapalı garajın projeye aykırı olarak yapıldığı gibi sebeplere dayalı olarak oluşan zarar ve eksikliklerin giderilmesine yönelik fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutarak 10.000 TL dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacı arsa sahipleri yönünden davanın tefriki kararından sonra diğer davacılar yönünden davacılar vekili talep miktarını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.500 TL olarak açıklamıştır.
Davalılar, davaya konu taşınmazlara ilişkin arsa sahipleri ile yapılan anlaşmaya göre kendilerinin hisselerine düşen daireleri satarak sahiplerine teslim ettiklerini, davacıların teslim esnasında çekince koymadıkları halde teslim tarihinden 1.5 yıl sonra dava açmalarının iyiniyetli olmadığını ve ayıba ilişkin olarak 4077 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince 30 gün içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ,zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
2010/3729-11743
1-Davacılar, davalılardan satın almış olduğu taşınmazlara ilişkin aralarında yapılan sözleşmeye göre sözleşme ve mahal listesinde belirlenen hususlarda dairenin eksiksiz olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığını,bir kısım eksik imalatları davalıların yapmadığını iddia ederek bunların karşılığının tahsilini istemiştir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/2 maddesindeki ayıp ihbarına ilişkin düzenleme malın teslimi anındaki ayıplı ifaya ilişkindir. Eksik ifa veya hiç ifa edilmeme hallerinde ayıplı mal satışına ilişkin yasal hükümlerin uygulanması söz konusu olmaz. Bu bağlamda eksik veya hiç ifa edilmeme hallerinde ayıp ihbarında bulunmaya gerek yoktur. Gizli ayıplı işlerde ise gizli ayıbın ortaya çıktığı tarihten sonra süresinde,açık ayıplarda ise teslimden sonra süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususu önem taşımaktadır. Davacıların gerek açık ve gerekse gizli ayıp yönünden süresi içerisinde ihbarda bulunup bulunmadıkları, 4077 sayılı yasanın 4. maddesi hükmü ve BK. 198 maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle incelenmelidir. Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda bu yönde inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece yapılacak …; öncelikle aynı bilirkişilerden söz konusu hususları içerir ek rapor almak veya konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden inceleme ve araştırma yapmak suretiyle talebe konu mahallerdeki ayıplı ve eksik işlerden hangilerinin ayıplı ve eksik işler olduğu, hangilerinin açık ayıp, hangilerinin gizli ayıp ve eksik işler olduğu ayrı ayrı tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir iken Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı Bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.