YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15793
KARAR NO : 2013/15094
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ve müdahil…Hiz. İnş. Day. Tük. Malz. Tem. Gıda Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ile müdahil…Hiz. İnş. Day. Tük. Malz. Tem. Gıda Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ile müdahilin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davacı, davalılardan Aski Genel Müdürlüğünün hizmet alımı sözleşmesine istinaden müdahil alt işverene ihale ile verdiği içme suyu ve KSUB (kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli) borçlu abonelerinden olanların sularının kesilmesi, borcunu ödeyen abonelerin sularının açılması, kaçak su kullananların tesbiti ve raporlandırılması ile su sayaçlarının sökülüp takılması vs. işlerde açma kapama koordinatörü olarak çalışmıştır. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/120 esas sayılı dosyasında, içlerinde davacının da bulunduğu 41 kişi hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan davada, davacının kamu kurumunu dolandırmak suçundan eylemine uyan TCK’nın 158/1-e-son cümle gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2012/9917 esas sayılı kararı ile adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin asgari hadden uzaklaşıldığı gerekçesiyle davacı hakkında verilen kararın bozulduğu anlaşılmıştır. Davacı, 29.12.2008-06.05.2009 tarihleri arasında tutuklu kalmıştır.
Alt işveren tarafından 02.01.2009 tarihinde noterden davacıya gönderilen fesih bildiriminde, “işyerinde hizmet ifa sırasında suç işlediğiniz iddiasıyla tutuklanmış bulunmaktasınız. İş Kanunu’nun 25.3 maddesi gereğince iş akdinizin, işyerinden bildirimsiz olarak feshedildiğini ihtaren bildiririz.” denilmiştir. Mahkemece, işverenin fesih bildirimindeki sebep ile bağlı olduğu, fesih yazısında belirtilen 4857 sayılı Kanun’un 25/III. maddesi sebebine dayalı fesih hallerinde işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Fesih belgesinde, “İş Kanunu’nun 25.3 maddesi” yazılı ise de açıklama bölümünde işyerinde hizmetin ifası sırasında işlenen suçtan dolayı sözleşmenin feshedildiği açıkça belirtilmiştir. Fesih tarihi 02.01.2009 olup, davacı 29.12.2008 tarihinde tutuklanmıştır. Hem fesih belgesindeki açıklama, hem de feshin tutuklamadan üç gün sonra yapılması ve davacının işyerinde suç örgütü kurmak ve dolandırıcılıktan tutuklanmış olması dikkate alındığında, fesih gerekçesinin 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinde düzenlenen (e) alt bendine uygun olduğu ve iş sözleşmesinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı hareketler kapsamında feshedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.