Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12081 E. 2010/1698 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12081
KARAR NO : 2010/1698
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

… vekili avukat … ile … … mirasçıları vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 2.11.2006 gün ve 149-422 sayılı hükmün Dairemizin 14.4.2009 tarih ve 2008/14711-2009/5065 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı ile 34 yıl kadar önce uçakla ilaçlama yapmak konusunda aralarında bir adi ortaklık kurduklarını, daha sonra bu ortaklıklarını Ltd. Şti’e dönüştürdüklerini, adi ortaklıkları döneminde, 23.000 m2 alanındaki 486 parsel no.lu taşınmazı birlikte satın aldıklarını, ancak tapuda davalı adına tescil edildiğini, bu durumu sonradan öğrendiğini ileri sürerek taşınmazın ½ payının davalı adına olan kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasını ispat edemediği, teklif edilen yeminin de davalı tarafından eda edildiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafın temyizi üzerine dairenin 14.4.2009 günlü ve 2008/14711 esas ve 2009/5065 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davalı mirasçıları tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Davacı, davalı ile adi ortaklık kurduklarını ve bu ortaklıkları döneminde davaya konu taşınmazı birlikte satın aldıklarını, ancak taşınmazın tamamının davalı adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini, yarı payın kendisine ait olduğundan bahisle eldeki davayı açmış, mahkemece iddia ispat edilemediği gibi teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edilmesi gerekçe gösterilmekle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, eldeki davanın sonuçlanmasından sonra davaya konu taşınmazın ortak olarak alındığına dair davalı eli mahsulü olduğunu ileri sürdüğü 31.5.1986 tarihli belge aslını ibraz ederek davalı hakkında yalan yere yemin etmekten dolayı suç duyurusunda bulunduğunu ve aynı suçtan dolayı davalı hakkında … 8.Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını bildirmiştir. Dairemizin 14.4.2009 günlü ve 2008/14711 esas ve 2009/5065 karar sayılı bozma ilamı ile, … 8. Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılamanın devam ettiği, bu yargılamanın neticesi beklenilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirlenmiştir. Ne var ki, ceza yargılaması sırasında ve dairemiz bozma kararından önce davalının 17.10.2008 tarihinde vefat ettiği, devam eden ceza yargılamasında da davanın bu nedenle düşürülmesine karar verildiği, davalı mirasçılarının karar düzeltme talepleri ile bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmıştır. Davalı mirasçılarının karar düzeltme talepleri bu yönden yerinde olup dairemiz bozma kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Dosya içinde bulunan … 8.Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında, bu davanın davalısı … sanık sıfatıyla vermiş olduğu, gerek zabıtadaki ifadesinde ve gerekse talimatla mahkemece alınan savunmasında davacı tarafından ibraz edilen belgedeki yazı ve imzanın kendisinden sadır olduğunu, aradan geçen zaman itibariyle böyle bir belge düzenlediğini unuttuğunu beyan ettiği görülmüştür. Hal böyle olunca, davacı tarafından ibraz edilen ve davalı eli ürünü olduğu anlaşılan belge üzerinde durulmalı ve sonucuna göre bir karar vermelidir. Bu nedenle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı mirasçılarının karar düzeltme taleplerinin kabulü ile, Dairemizin 14.4.2009 günlü ve 2008/14711 esas ve 2009/5065 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, (2) no.lu bentte açıklanan nedenle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.