Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10547 E. 2012/5362 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10547
KARAR NO : 2012/5362
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/1988-28/11/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 1.7.1988 – 28.11.2006 tarih aralığında davalıya ait …, … ve davalının ortak olduğu …, … plaka sayılı taksilerde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. maddesidir. Anılan madde gereğince çalışmaların tespit ve sigortalı hizmet olarak değerlendirilebilmesi için çalışmaların 506 sayılı Kanun’un 2. maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak geçmesi koşuldur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu araçlardan … plakalı aracın davalı işverene ait olduğu, davacının diğer araçlarla ilgisinin olmadığı, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında tescilli işyerinin olmadığı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu tarafından 18.8.2006 tarihinde … Taksi Durağı’nda yapılan kontrollerde davacının işyerinin tescilli olmadığı, bu tarih itibariyle 1032630 sicil numarasıyla 7130 iş kodu ile 506 sayılı Kanun kapsamına aldığı, ondan sonra davacının 18.8.2006 – 28.11.2006 tarih aralığındaki çalışmasının Kurum’a bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, davalıya ait … plakalı araçta bir süre çalıştığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu çalışmaların hangi tarihte olduğu ve bu çalışmaların hizmet akdine mi yoksa kira akdine mi dayandığına ilişkindir. Davacı hizmet akdi ile çalıştığını, davalı ise aracını davalıya kiraladığını iddia etmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için “sigortalı” , “işveren”, “hizmet akdi”, “kira akdi” kavramlarının tartışılması gerekir.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları, 4. maddesinde bu kanunun uygulanmasından 2. madde de belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğu bildirilmiştir.
Olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için sigortalılık niteliğini edinmenin koşulları üzerinde durulmalıdır. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için kural olarak hizmet akdinin çalıştırılana yüklediği edim işverene ait işyerinde görülmeli, çalıştırılan 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalıdır.
Hizmet akdi; iş sahibi ile işçi arasında yapılan belli veya belli olmayan bir süre içinde görülen iş karşılığı ücret ödenmesini gerektiren bir sözleşmedir. Hizmet akdinin unsurları; 1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, 2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi 3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması 4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır. Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur. Hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi işçinin çalışma yerinin, işe başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tespiti biçimindedir.
Kira akdi, bir şeyden bedel karşılığı yararlanma ve kullanma hakkını veren ve iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Kiralayan kiralananın kullanma hakkını kira akdi süresince kiracıya verir ve kiracı da bunun karşılığında kararlaştırılan bedeli öder. Kira akdinin unsurları; 1-Tarafların anlaşması, 2- Kullanılması kiracıya bırakılan kiralananın olması, 3-Kira bedeli ödenmesi.
Hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları zaman ve bağımlılıktır. Zaman ve bağımlılık unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğunun kabulü gerekir.
Buna göre dava konusu olayda; yapılan işin niteliği gereği hayatın olağan akışına uygun olan taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğudur. Davalı, davacı ile aralarında kira sözleşmesi ve kira ilişkisi olduğunu iddia ettiğine göre, kira ilişkisinin varlığı ve unsurları kiralayan olduğunu iddia eden davalı tarafından kanıtlanmalıdır. Bu durumda davalının tüm delilleri toplanmalı, aralarında yazılı bir kira akdi olup olmadığı araştırılmalıdır.
Davalıya ait araçla yürüttüğü faaliyet Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesi uyarınca kira gelirine konu bir faaliyettir. Kira bedelinin tahsil edildiği belirtildiğine göre, dava konusu ticari taksinin işyeri niteliğinde olması, işyerlerinde miktar sınırlaması olmaksızın kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerin banka, benzeri finans kurumları veya posta idareleri tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunluluğu karşısında, davalının kira bedelini sayılan Kurumlardan hangisi aracılığıyla aldığı araştırılmalıdır. Bu konuda ilgili vergi dairesine yazı yazılarak davacının kira gelirinden dolayı vergi dairesine beyanda bulunup bulunmadığı, vergi ödeyip ödemediği hususunda araştırma yapılmalı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar ışığında taraflar arasında kira akdi olup olmadığını araştırmak, kira akdi olduğu ispatlanamaz ise davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tanık araştırıp dinlemek, tarafların toplanmasını istediği diğer delilleri toplayarak davacının çalıştığı tarih aralığı ve süreyi belirleyerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.